Belce Örü Erçin için şu anda temel ihtiyaçlarını karşılamak bile zorlaşıyor; asgari ücret 22 bin 104 liraya inen bir maaşla hayat pahalılığı karşısında kırılgan bir tablo çiziliyor. TÜİK’in enflasyon verileriyle uyumlu bir maaş artışı beklenirken, Merkez Bankası’nın sıkılaşıp değişen enflasyon beklentileri asgari ücretlinin gelirini eritir durumda. Sendikalar ise çalışanın insanca yaşaması için kayıpların telafi edilmesini talep ediyor.

Bir dar gelirli için bütçede ağırlığı koruyan kalemler ise temel gıda ve barınma harcamaları. Türkiye Beslenme Rehberi’nde önerilen temel besin öğelerini göz önüne alarak oluşturduğumuz tek öğün menüsü, zincir market fiyatlarıyla yaklaşık 254.5 TL tutuyor. Bu rakam, iki öğünlük günlük maliyeti 509 TL’ye çıkarıyor ve aylık harcama ~15 bin 270 TL olarak hesaplanıyor. TÜİK’in aralığındaki aylık harcama gereksinimine göre asgari ücretin 66 bin 103 TL olması gerektiği belirtiliyor; ancak Aralık 2024 hesaplarına göre bu rakam 50 bin 129 TL seviyesindeydi.
Bu zamlar yetersiz kalıyor: Büyükşehirlerde kiralar bile asgari ücreti aşarken, asgari ücretin sağlıklı beslenme, barınma, giyinme ve ulaşım gibi temel ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olması beklense de mevcut durumda %25-30 civarında zam oranlarıyla bu hedefe ulaşmak güç görünüyor. Yaklaşık olarak çalışanların yarısı ise asgari veya buna yakın ücretlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Sendikalar en az 40 bin lira talep ederken iktidara yakın basın ise farklı beklentileri dillendiriyor. Sabah Gazetesi ve bazı yabancı kuruluşlar tarafından konulan tahminler, zam oranlarının belirginleştiğini gösteriyor. JPMorgan’ın 2026 için öngördüğü asgari ücret ise 27 bin 630 TL olarak öne sürülüyor; Sabah Gazetesi ise yıllık enflasyona göre yapılacak bir artışla 28 bin 971 TL seviyesini işaret ediyor. Bu rakamlar, mevcut reel ücretlerin nasıl bir evrim geçireceğini belirlemek açısından dikkatle izleniyor.