İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Mustafa Paşahan ile birlikte iftar etkinliğinde bir araya gelen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Körfez ülkelerindeki ihracatın son dönemlerde yüzde 40 civarında bir düşüş gösterdiğini belirtti. Savaşın etkileriyle birlikte bu pazarlara olan talebin azaldığını ifade eden Gültepe, tekstil ve hazır giyim için Körfez’in önemli bir hedef pazarını koruduğunu söyledi ve bu düşüşü stratjik olarak çeşitlendirme ve yeni pazar arayışlarıyla telafi etmeyi planladıklarını aktardı. “Savaş durmazsa Körfez pazarı için toparlanma süreci de ertelenebilir” diyen Gültepe, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracatın inceleneceğini dile getirdi ve mevcut eksikleri gidermek adına tüm birliklerle iş birliğini sürdürmeyi vurguladı.
Global risklerin öngörülmesinin güç olduğu dönemde pazar çeşitlendirmesinin son 4-5 yıldır yol gösterici strateji olduğunu ifade eden Gültepe, önümüzdeki döneme dair tahminlerinde teknoloji ve lojistik maliyetlerinin etkisini de göz önünde bulunduruyor. Mart ayı için negatif sinyaller veren ihracat rakamlarına dair değerlendirmesinde, rekabetçilik sorunlarının devam etmesi halinde 2026’da 2025’e göre artış öngören hedeflerin yeniden ele alınabileceğini söyledi. Savaşın uzamasının fiyatları da baskılamaya devam edeceğini belirten Gültepe, akaryakıt maliyetlerindeki artışın enflasyonu tetiklediğini ve bunun da ihracat maliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade etti.
Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yarısının AB pazarlarına yönelmiş olması nedeniyle, mevcut pazarları korumanın yanında yeni pazarlara açılmanın da kritik olduğuna işaret eden Gültepe, lojistik giderlerindeki yükselişin söz konusu maliyetleri artıracağını vurguladı. Körfez ülkelerinin tekstil ve hazır giyim açısından önemli bir potansiyel olduğuna dikkat çeken Başkan, üretim ve ihracatı büyütmeye odaklanan bir yol haritasının gerekliliğini bir kez daha dile getirdi.
AB üyelik süreci konusunda da hızın artırılması gerektiğini kaydeden Gültepe, Made in EU yaklaşımının rekabet avantajı sunduğunu ancak AB üyelik stratejilerinin yeniden canlandırılması gerektiğini belirtti. DEİK ve TOBB ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğini güçlendirerek Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini ilerletme konusunda ortak bir çaba sergilemenin önümüzdeki dönemde kritik olacağına vurgu yaptı.