DOLAR 44,2795 0.22%
EURO 50,5902 -0.78%
ALTIN 7.134,90-0,98
BITCOIN 31593101,34%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
TÜİK 2024 Yaşam Memnuniyeti Verileri: Yalnızlık ve İlişkiler Üzerine Değerlendirmeler
  • Gazete Köşesi
  • Sağlık
  • TÜİK 2024 Yaşam Memnuniyeti Verileri: Yalnızlık ve İlişkiler Üzerine Değerlendirmeler

TÜİK 2024 Yaşam Memnuniyeti Verileri: Yalnızlık ve İlişkiler Üzerine Değerlendirmeler

ABONE OL
18 Şubat 2025 01:36
TÜİK 2024 Yaşam Memnuniyeti Verileri: Yalnızlık ve İlişkiler Üzerine Değerlendirmeler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TÜİK 2024 Yaşam Memnuniyeti Verileri

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 Yaşam Memnuniyeti Verilerini açıkladı. Sonuçlara göre, evli bireylerin mutluluk düzeyi, evli olmayanlara göre belirgin bir şekilde daha yüksek. Bu araştırmaya göre, mutluluğun kaynakları arasında sevgi ikinci sırada yer alıyor. Öte yandan, ‘kalabalık yalnızlık’ kavramı, 2024’ün yılın kelimesi olarak seçildi. Tek kişilik hane halkı sayısının ise 5,3 milyonu geçtiği bu dönemde, yalnızlık kavramının psikolojik boyutunu Dr. Öğr. Üyesi Engin Eker değerlendirdi.

‘Yalnızlıkla Baş Edememenin Nedenleri: Kendimizle Yüzleşme Gerilimi’

Dr. Öğr. Üyesi Engin Eker, yalnızlıkla baş etme konusunda yaşanan zorlukların nedenlerini şu şekilde özetliyor: “Yalnızlığın da olgun, yetkin, öz ve geliştirici yönleri vardır. Ancak kişi, bu konuda bazı yüzleşmeler yaşamak zorunda kalır ve bu yüzleşmeler gerilim yaratabilir. İşte tam da bu noktada, gerilimlerle baş edemediği için kendisine dönüp bakamaz. Dolayısıyla, geliştirici yalnızlık, kendi gerçeğimize dönüp bakmak ve kendimizi olduğumuz gibi kabul etmekle alakalıdır. Ancak gerçek bazen acı verici olabilir. Bu yüzden, uyuşturacak pek çok araç ve meta; satın alınabilir ve oluşabilir durumlar varken, insanların gerçek acıyla yüzleşmesi ve olgunlaşması tercih edilmiyor.”

Makul düzeyde yalnızlığı, kişinin kendisiyle temas edebilmesi için diğerleriyle arasına bir bariyer kurabilmesi olarak tanımlayan Dr. Eker, bu süreci ‘geliştirici bir yalnızlık’ olarak nitelendiriyor.

‘İlişkilerin Bıraktığı Boşluğu Nesneler ve Deneyimler Dolduruyor’

Dr. Eker, özel günlerde medya ve reklam dünyası üzerinden yalnızlığın olumsuz yönlerine vurgu yapan mesajları şöyle değerlendiriyor: “Örneğin, Sevgililer Günü’nde yalnızlığı değersiz gösteren mesajlar ve reklamların yoğun bir şekilde dönmesi, tüketim kültürüne hizmet eden bir yan taşımaktadır. Bir partnerin olmaması duygusu, ciddi bir prestij kaybı gibi sunuluyor. Ancak yalnız insanların sayısı giderek artmakta. Yalnızlık, ilişkilerden ve bağlardan uzak olmak anlamına geliyor. Bu durum, tüketim kültürü açısından da geçerli; çünkü ilişkiler ve partnerler de artık satın alınabilen meta haline dönüşebiliyor. Mesela ‘Love body’ olarak adlandırılan kavramlar, geçici ve yüzeysel aşk ilişkilerini ifade ediyor. Şu an oldukça yaygın olan çöpçatanlık uygulamaları, sadece birini bulmanın ötesinde, o kişiyle buluştuğunuzda nasıl davranacağınızı da belirliyor. Bu nedenle, ilişkilerin en doğal yanlarının bile kurgulanabilir ve satılabilir olmasıyla karşı karşıyayız. İnternet dünyası ve sosyal medya, bireyleri kendilerine bağlarken, diğerleriyle arasına görünmez duvarlar örüyor.”

‘Güvende Hissetmediğimizde Hazzın Peşine Düşeriz’

Hazzın ve heyecan arayışının, ilişkiler kurmak için iyi bir yöntem olmadığını belirten Dr. Eker, bu tür ilişkilerin psikolojik kökenlerini şöyle yorumluyor: “Hayatında birden fazla kişiyle akışkan temasların içinde olmak, kişinin kendisini tanımaması anlamına geliyor. Bu, aslında ciddi bir ayrılık kaygısıdır. Ayrılık acısından kaçınmanın bir yolu olarak ortaya çıkıyor. Bağ kurmak, ilişkilerin bitmesi olasılığını da hesaba katmayı gerektiriyor. Ayrılık acısına dayanamayacak kişiler, bağlanmanın fırsatlarını da kapatmış oluyorlar. Bu nedenle, diğerleriyle küçük temaslar kurup bunlardan memnunmuş gibi görünseler de, yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında anlamlı ilişkiler ve deneyimler bulamayabiliyorlar. Bu durum, oldukça can yakıcı olabiliyor. Hazzın peşine düşmemiz, güvende hissetmediğimiz zamanlarda yaptığımız bir eylem. Hazzın ve heyecanın peşinde koşmak, günü geçirmemize yardımcı olsa da, hayatı geçirmek için iyi bir yöntem olmayabilir. Çünkü insanoğlu ancak ilişkilerin içinde kendini tanıyabilir. Bize kim olduğumuzu diğeri söyler, ancak diğerinin başladığı cümleyi bitirecek kadar yanında kalabilmek de gerekiyor.”

En az 10 karakter gerekli