ING bankası, bu yılın geri kalanında önemli bir döviz kuru şoku, büyük çaplı ücret ayarlamaları, yönetilen fiyatlarda beklenmedik artışlar veya emtia fiyatlarında ani sıçramalar yaşanmadığı takdirde, enflasyonun %30 seviyesinin altında kalmaya devam edeceğini öngörmektedir. Bu değerlendirme, ekonomide istikrarın korunması adına önemli bir göstergedir.

ING, TCMB’nin yeni aldığı önlemleri şu şekilde sıralamaktadır:
Bu adımlar, dövizden Türk Lirası’na geçişi teşvik etmeyi ve döviz rezervlerini yeniden güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu rezervlerin seyri, enflasyon oranlarının gelişimi ve yerleşiklerin yatırım tercihleri, Türk varlıklarının cazibesini belirlemede kritik rol oynayacaktır.
Türk Lirası, TCMB’nin faiz artırımlarını destekleyen güçlü bir carry avantajı sunmaya devam ediyor. Ayrıca, merkez bankasının faiz indirimleri konusunda şahin iletişimi, piyasalarda temkinli bir duruşun sürdürüleceğine işaret etmektedir. Önümüzdeki aylarda bazı faiz indirimleri görebilsek de, bu gelişmelerin TL’nin çekiciliğini önemli ölçüde etkilemeyeceği öngörülmektedir.
Bu nedenle, piyasalarda uzun pozisyonların devam edeceğine inanılmaktadır. Ancak, geçmişte yaşanan yüksek volatilite nedeniyle, aynı seviyede pozisyon almaktan kaçınılması gerektiği de vurgulanmaktadır. Ayrıca, dalgalanma riskine karşılık, spot piyasalar yerine vadeli piyasaların tercih edilmesi önerilmektedir. Yılın ilk yarısının sonu için USD/TL kuru tahmini 39,44 seviyesinde, yılsonu için ise 43,00 seviyelerine ulaşması beklenmektedir.
Türk devlet tahvilleri, Mart ayındaki döviz kuru hareketlerinin ardından özellikle kısa vadeli eğrilerde güçlü satışlar görmüş ve bu durum eğrinin belirgin şekilde düzleşmesine neden olmuştur. ING analistleri, bu durumun uzun vadeli bir trend olduğunu ve piyasanın o zamandan beri pek değişmediğini belirtmektedir. FX vadeli zımni getirisine benzer şekilde, burada da bir miktar normalleşme ve yeniden yükselişin zaman alacağı düşünülmektedir.