Bugün Türkiye ekonomisinde önemli bir dönüm noktası yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verileri, piyasalarda geniş yankı uyandırdı. Enflasyon oranı aylık bazda yüzde 1,53 olarak gerçekleşirken, yıllık bazda ise yüzde 35,41 seviyesine ulaştı. Bu veriler, ekonomistlerin ve yatırımcıların dikkatle takip ettiği kritik bir göstergeydi.
Ekonomist Filiz Eryılmaz, TÜİK’in açıkladığı bu rakamlar sonrası detaylı bir değerlendirmede bulundu. Eryılmaz, “Gelen enflasyon rakamları beklentilerin altında kaldı ve bu durum faiz indirimleri için yeni bir kapı araladı,” diyerek şu ifadeleri kullandı: “Beklentilerin altında gelen enflasyon verileri, faiz indirim beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, özellikle borsa ve bankacılık sektöründe olumlu bir hava oluşturdu. Hatta, Merkez Bankası’nın Haziran ayı toplantısında faiz indirimi yapma olasılığı da daha belirgin hale geldi.”
Filiz Eryılmaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bugün açıklanan enflasyon oranı oldukça umut verici. TÜFE aylık bazda %1,53 seviyesinde gerçekleşti ve böylece yıllık enflasyon %35,41’e geriledi. Piyasa beklentisi %2 civarındaydı, bu da enflasyonun beklentilerin altında kalması ve psikolojik sınır olan %2’nin altında olması açısından büyük bir avantaj sağladı. Ayrıca, İstanbul’da enflasyon %2,83 gelirken, gıda enflasyonu %3,2 artış gösterdi. Ancak, TÜİK’in açıkladığı gıda enflasyonu ile İstanbul’daki artış arasında tutarsızlıklar dikkat çekiyor. Bu durum piyasalarda güven noktasında soru işaretleri oluşturdu.”
Borsada ise hareketlilik devam ediyor. Gün sonunda kapanışa yakın 9.200 seviyesinin üzerine çıkıldı ve bu seviyelerin korunmasıyla birlikte borsanın 9.259 ile 9.500 arasında bir seyir izlemesi bekleniyor. Banka hisseleri özellikle dikkat çekiyor; bankacılık endeksi %5’e varan bir yükseliş gösterdi. Bu yükselişin temel nedeni ise, piyasaların Haziran ayında faiz indirimi beklentisini fiyatlamasıdır. Bu beklenti, bankaların net faiz marjlarını olumlu yönde etkiliyor ve bankacılık sektörüne güç kazandırıyor.
Filiz Eryılmaz, özellikle faiz oranları ve faiz koridoru sistemine ilişkin detaylar verdi. “Haziran ayında, piyasa beklentisi %100 baz puanlık bir faiz indirimine işaret ediyor. Merkez Bankası, faiz koridorunu daraltmayı planlıyor. Bu sistemde, üst ve alt bantlar arasındaki mesafe küçülecek ve bu, dolaylı yoldan politika faizini aşağı çekmek anlamına geliyor,” dedi. Ayrıca, Merkez Bankası’nın faiz koridorunu daraltmasıyla birlikte, politika faizinin de aşağı yönlü hareket etmesi bekleniyor. Bu süreç, özellikle enflasyon ve döviz kurlarındaki gelişmelerle yakından ilişkili. “Eğer faiz indirimi gerçekleşirse, bu durum piyasada faizlerin daha da aşağı çekileceği ve para politikalarının gevşetileceği anlamına gelir,” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası’nın faiz koridorunu daraltması, aslında bir tür örtülü faiz indirimi olarak da değerlendiriliyor. Sistem, politika faizini doğrudan değiştirmeden, üst bandı aşağı çekerek piyasa faizlerini etkilemeyi amaçlıyor. Bu yöntem, riskli dönemlerde enflasyonu kontrol altına almak ve piyasalarda istikrar sağlamak için kullanılıyor. Filiz Eryılmaz, “Faiz koridorunun daralması, Merkez Bankası’nın sıkılaşma politikalarından uzaklaşıp, gevşeme yönünde adımlar atmaya başladığının sinyalidir,” şeklinde konuştu.
Yurt dışındaki ekonomik araştırma şirketleri de Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini sürdürüyor. Capital Economics’ten Nicholas Farr, yaptığı açıklamada, “Enflasyonun beklentilerin altında kalması, Merkez Bankası’nın bu ay içinde faiz indirimine gitme olasılığını artırdı,” diyerek, şu noktaya vurgu yaptı: “Türkiye’de faiz oranlarının düşürülmesi, ekonomiyi desteklemek ve enflasyonla mücadelede yeni bir adım olabilir. Ancak, döviz rezervleri ve döviz tevdiat hesaplarındaki azalma dikkatle izlenmeli.”