DOLAR 44,3250 0.24%
EURO 51,0485 0.47%
ALTIN 6.566,12-4,12
BITCOIN 3074006-2,67%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Türkiye Şebekesinin Modernizasyonunda Kritik Noktalar: Dağıtık Üretimden Dijitalleşmeye
  • Gazete Köşesi
  • Teknoloji
  • Türkiye Şebekesinin Modernizasyonunda Kritik Noktalar: Dağıtık Üretimden Dijitalleşmeye

Türkiye Şebekesinin Modernizasyonunda Kritik Noktalar: Dağıtık Üretimden Dijitalleşmeye

ABONE OL
19 Mart 2026 18:00
Türkiye Şebekesinin Modernizasyonunda Kritik Noktalar: Dağıtık Üretimden Dijitalleşmeye
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin enerji manzarasında yenilenebilir yatırımlar hızla artarken, uzmanlar üretimden çok daha önemli bir konuyu işaret ediyor: ulusal elektrik şebekesinin dayanıklılığı ve dijitalleşmesi. Enerji arz güvenliğinin sürdürülebilir olması için yüksek gerilim iletim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini savunan Serhat Işıklı, büyük ölçekli rüzgar, güneş ve biyokütle santrallerinin planlama, devreye alma ve ulusal şebekeye entegrasyon süreçlerinde önemli kararları yöneten bir yetkili olarak öne çıkıyor. Bir “final teknik otorite” olarak hareket eden Işıklı, 400 MW’ın üzerinde yenilenebilir kapasitenin güvenli şekilde bağlanmasını yönetti.

Türkiye Şebekesinin Modernizasyonunda Kritik Noktalar: Dağıtık Üretimden Dijitalleşmeye

Üretim Artıyor, Peki Şebeke Aynı Hızda Güçleniyor mu? Türkiye’de kurulu güçte görülen artış, enerji arz güvenliği açısından tek başına yeterli görünmüyor. Işıklı’ya göre asıl soru, üretimin entegrasyonunun nasıl sağlandığında yatıyor. Doğası gereği dalgalı olan rüzgar ve güneş gibi kaynaklar için frekans stabilitesi, reaktif güç yönetimi ve koruma sistemlerinin doğru uygulanması hayati öneme sahip. Özellikle 154–170 kV yüksek gerilim iletim hatlarının enerji sisteminin omurgasını oluşturduğunu vurguluyor.

Dijitalleşmeyen Şebeke, Artan Risk Işıklı’nın uzmanlık alanlarından biri olan SCADA sistemleri ve şebeke dijitalleşmesi, enerji güvenliğinin merkezinde bulunuyor. Gerçek zamanlı izleme, otomatik koruma sistemleri ve uzaktan müdahale yetenekleri artık enerji altyapısının temel unsurları olarak kabul ediliyor. Işıklı, yerel SCADA ve koruma sistemlerinin biyokütle ve güneş projelerine entegrasyonunu da doğrudan yönettiğini belirtiyor. Ulusal enerji altyapısında sistem seviyesinde etki yaratan çalışmalarıyla yüksek gerilim ağını optimize etmek ve risk odaklı mühendislik kararlarıyla enerji güvenliğine katkı sağladı.

400 MW’lık Entegrasyon Deneyimi Işıklı, bugüne kadar 400 MW’ın üzerinde yenilenebilir enerji tesisinin Türkiye ulusal şebekesine entegrasyonunu yönetti ve EPC süreçlerinde teknik liderlik ile nihai teknik onay sorumluluğunu üstlendi. Uluslararası bilimsel dergilerde hakem olarak görev yapan Işıklı, güç sistemleri ve şebeke dijitalleşmesi konularında akademik katkılar sunarken enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik projeleriyle medya ve kamuoyunun dikkatini çekti.

Asıl Sınav İletim Altyapısında Enerji dönüşümünün sadece üretim yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Işıklı, şu tespiti aynen paylaşıyor: “Enerji bağımsızlığı, üretim kapasitesiyle değil, bu kapasiteyi güvenli ve kararlı bir şekilde taşıyabilen bir şebeke altyapısıyla sağlanır. Dönüşümün asıl sınavı üretimde değil, iletimde verilecek kararlılık ve dayanıklılıkta yatıyor.”

En az 10 karakter gerekli