DOLAR 44,2232 0.03%
EURO 51,2540 0.32%
ALTIN 7.115,000,04
BITCOIN 3303937-0,04%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
TÜRKONFED Başkanı Sönmez’den Deprem ve Ekonomi Üzerine Açıklamalar

TÜRKONFED Başkanı Sönmez’den Deprem ve Ekonomi Üzerine Açıklamalar

ABONE OL
16 Ağustos 2024 13:00
TÜRKONFED Başkanı Sönmez’den Deprem ve Ekonomi Üzerine Açıklamalar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Açıklaması

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Türkiye’yi derinden etkileyen depremlerin toplum ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, “Beklenen büyük İstanbul depreminde bu ekonomik etki daha da büyük boyutlara ulaşacak çünkü üretim gücümüz fay hatlarının üzerinde yer almakta” şeklinde ifade etti. Sönmez, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 25. yılı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, depreme dayanıklı şehirlerin inşa edilmesinin Türkiye için bir beka meselesi olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin topraklarının büyük bir kısmının deprem kuşağında yer aldığını belirten Sönmez, ülkenin dört bir yanının Adana’dan İzmir’e, Denizli’den Erzurum’a kadar kalitesiz bina stoku nedeniyle risk altında olduğunu ifade etti.

‘En Az 3 Marmara Bölgesi’ne İhtiyaç Var’

Sönmez, depremlerin kaybedilen canlar nedeniyle büyük bir yıkım oluşturduğunu belirterek, şunları ekledi:

  • “Bir bölgede meydana gelen bir deprem, tüm ülkeyi önce toplumsal, ardından da ekonomik olarak derinden etkiliyor.”
  • “Beklenen büyük İstanbul depreminde, ekonomik hasar katlanarak artacak çünkü ülkemizin üretim gücü fay hatlarının üzerinde bulunuyor.”
  • “Özellikle İstanbul, milli gelirin %31’ini üretirken, tahsil edilen verginin %45’ini ödüyor ve büyümenin yarısını gerçekleştiriyor.”
  • “Ayrıca, ülkemizin toplam ihracatının üçte ikisi Marmara Bölgesi tarafından gerçekleştiriliyor.”
  • “Üretim ve ticaretin yanı sıra ulaşım, iletişim ve enerji gibi alanlarda da İstanbul ve Marmara Bölgesi kritik bir öneme sahip.”
  • “Bu nedenle ülkemiz, beklenen İstanbul depreminin yol açacağı ekonomik hasarı telafi edebilmek için en az üç Marmara Bölgesi’ne ihtiyaç duymaktadır.”

Sönmez, üretim ve ticaretin Marmara Bölgesi’nden Anadolu’ya yayılmasının ekonomik riski azaltmanın yanı sıra, bölgeler arası gelişmişlik farkını kapatmaya da önemli katkı sağlayacağını vurguladı. İstanbul ve çevre illerde orta gelir tuzağı riskinin düşük olduğunu belirten Sönmez, “İstanbul’un rekabetçiliğinden ve ölçeğinden çevresindeki iller de yararlanıyor. Dolayısıyla yeni İstanbullar ve yeni Marmara bölgeleri oluşturarak bölgeler arası rekabetçilik farkını ortadan kaldırabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

‘Deprem Fonu Kurulmalı’

Süleyman Sönmez, devletin her durumda imdada yetişeceği algısının değişmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Tüm paydaşların, özellikle özel sektörün kendi risklerini sahiplenerek bu konuda aktif çalışması, daha sağlıklı ve sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır. Kamu, özel sektör ve sivil toplumun işbirliği içinde bulunduğu, etki analizlerinin doğru yapıldığı yeni bir afete hazırlık ve afet süreci yönetimine ihtiyaç duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu bağlamda, özel sektör-kamu işbirliği ile bir deprem fonunun kurulması gerektiğine işaret eden Sönmez, şunları belirtti:

  • “Geçtiğimiz yıl yaşadığımız felaketin ardından kurulan Afet Yeniden İmar Fonu, kamu kaynaklarının etkili bir şekilde yönetilmesi için önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.”
  • “Ancak bu fon, özel sektör ve sivil toplumun katılımıyla genişletilmeli, altyapı ve üstyapı çalışmaları için gerekli kaynağın sağlanmasının ötesine geçerek yaşanan felaketlerin etkilerini tüm yönleriyle sona erdirmek veya hafifletmek üzerine odaklanmalıdır.”
  • “Gelecek asrı kapsayacak bir fon tasarımı masaya yatırılmalıdır.”

Sönmez, yeni Marmara bölgelerinin kurulması için teşvikler ve kamu desteğine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayarak, yeşil dönüşüm ve temiz enerjiyi de kapsayacak şekilde yeni yatırımlara özel planlamalar yapmanın hem bölgesel hem de makroekonomik açıdan önemli bir adım olacağını belirtti. “Fabrika Yapan TOKİ” modelinin özellikle Anadolu’da hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Sönmez, bu sayede özellikle kısıtlı sermaye ile çalışan KOBİ’lerin sermayelerini makine ve işletmeleri için kullanarak daha verimli ve kaliteli üretim gerçekleştirebileceklerini bildirdi.

En az 10 karakter gerekli