DOLAR 44,2172 -0.06%
EURO 50,6123 0.07%
ALTIN 7.134,07-0,02
BITCOIN 32295462,94%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Uyku Diş Hekimliği ve Önemi: Horlama, Uyku Apnesi ve Tedavi Yöntemleri

Uyku Diş Hekimliği ve Önemi: Horlama, Uyku Apnesi ve Tedavi Yöntemleri

ABONE OL
11 Aralık 2024 10:12
Uyku Diş Hekimliği ve Önemi: Horlama, Uyku Apnesi ve Tedavi Yöntemleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Uyku Diş Hekimliği ve Önemi

Prof. Dr. Pınar Kursoğlu, diş hekimliğinin farklı bir boyutunu oluşturan “Uyku Diş Hekimliği” hakkında kapsamlı bilgiler sunuyor. Bu alanda, horlama, uyku apnesi, diş gıcırdatma ve diş sıkma gibi uyku kalitesini olumsuz etkileyen problemler tedavi edilmektedir.

‘MENOPOZDA ARTIYOR’

Horlama ve uyku apnesinin toplumda yaygın olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kursoğlu, bu durumun özellikle erkeklerde ve kilolu bireylerde daha fazla olduğu yönündeki yanlış algılara dikkat çekiyor. “Özellikle menopoz döneminde olan kadın hastalarımızda da horlama ve uyku apnesi şikayetleri sıklıkla görülmektedir. Çene yapısı, bu hastalığın seyrinde oldukça kritik bir rol oynamaktadır. Alt çenesi yeterince gelişmemiş çocuklarda da bu tür sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca, boyun kısmında aşırı kilolu ya da genetik olarak kısa boyunlu bireylerde de bu durum sıkça gözlemlenmektedir. Horlama, hava yolunda meydana gelen daralmalar sonucu ortaya çıkar ve bu durumdan en çok eşler etkilenir. Ancak horlayan kişiler için de bu durum oldukça zorlayıcıdır zira uyku kalitelerini bozarak günlük yaşamlarını olumsuz etkiler.”

‘UYKU SÜRESİNDEN ÇOK KALİTESİ ÖNEMLİ’

Uykunun yaşamımızdaki en hayati dönemlerden biri olduğunu ifade eden Kursoğlu, “Uykuda yenileniyor ve yeniden enerji topluyoruz. Burada önemli olan, uyku süresinden ziyade uyku kalitesidir. İyi bir yaşam sürmek istiyorsak, uyku kalitesine dikkat etmemiz gerekmektedir. Uyku apnesi ve horlama, uyku kalitesini bozabilmekte ve hücre yaşlanmasına neden olabilmektedir. Horlama ve uyku apnesi genellikle hastaların eşleri tarafından fark edilir. Ancak yalnız yaşayan bireyler, bu sorunların kendilerinde var olduğunu fark edemeyebilirler. Eğer kişi yorgun uyanıyorsa ya da 8 saat uyumasına rağmen hiç uyumamış gibi hissediyorsa, bu durum uyku apnesinin bir belirtisi olabilir. Ayrıca, uykudan ansızın sıçrayarak uyanmak da önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir. Uykuda aşırı terleme ve sık idrara çıkma gibi durumlar da uyku apnesinin etkileri arasında yer alabilir. Eğer çevrenizde sürekli uyuklayan insanlar varsa, muhtemelen onların uyku kalitesi düşük ve uyku apnesi riski taşımaktadır. Uykuda yeterince oksijen alamamak, dinlenmeyi engelleyerek günlük performansı da olumsuz etkiler.”

‘UZUN VADEDE BAŞKA HASTALIKLARA NEDEN OLABİLİR’

Uyku apnesinin, uykuda nefesin tıkanması durumu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kursoğlu, “Bu tıkanıklık tamamen gerçekleştiğinde oksijen akışı kesilir. Bu durum, beyin ve hücrelere oksijen gitmemesine yol açar. Beyin, kalbin daha fazla çalışmasını istedikçe kan pompalamaya devam eder ama oksijen akışı sağlanamaz. Bu nedenle, uyku apnesinin tanısı konulup tedavi edilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Aksi takdirde, uzun vadede kalp büyümesi ve hipertansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşma riski vardır. Ayrıca, kilo verme mekanizması da uyku sırasında oksijenle birlikte daha etkili çalışmaktadır. Diş hekimleri olarak, hastalarımızın ağız sağlığına baktığımızda horlama ve uyku apnesi ihtimalini ağız içindeki bulgularından tespit edebilmekteyiz. Hastalarımızdan ricamız, fark ettikleri diğer belirtileri de diş hekimleriyle paylaşmalarıdır.”

‘UYKU APNESİNDE AĞIZ İÇİ APAREYLER DE HAVA YOLUNU AÇMADA KULLANILIYOR’

Uyku apnesinin tanı ve tedavisinde diş hekimlerinin kritik bir rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Kursoğlu, tedavi yöntemleri hakkında şunları kaydetti: “Uyku apnesi tedavisinde, cihaz yardımıyla hortum takılarak gece boyunca hava uygulayan bir yöntem mevcuttur. Ancak, bu cihazı her hasta kullanamayabilmektedir. Günümüzde, tedavi yöntemlerinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Diş hekimleri olarak, horlama ve uyku apnesi problemi yaşayan hastalarımıza ağız içi apareyler uygulamaktayız. Bu apareyler, hava yolunu açmada etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Diğer tedavi yöntemlerine göre daha pratik bir uygulama sunmakta ve hastalar için adaptasyonu oldukça kolay olmaktadır. Bu aparey her gece takılmalıdır; alt çenenin yapısını değiştirmemekte ve hastalar bu konuda endişe etmemelidir. Sadece gece uyku sırasında takılmakta, gündüz kullanımına ihtiyaç duyulmamaktadır. Hastanın diş yapısına ve çene yapısına göre özel olarak hazırlanan apareyler, çene ile dili önde tutarak hava yolu tıkanmasını önlemektedir. Bu sayede hastalar, daha konforlu bir şekilde uyanmakta ve uyku kaliteleri artmaktadır. Ayrıca, kandaki oksijen seviyesinin doğru düzeyde olması, hücre yaşlanmasını geciktirmektedir. Asıl uyku durumunun teyidi, uyku laboratuvarlarında gerçekleştirilmektedir ve elde edilen sonuçlar oldukça başarılıdır. Ağır apne sorunu yaşayan hastalarımız bile hafif seviyelere düşebilmekte ve hatta horlama sorununu tamamen ortadan kaldırabilmektedir.”

En az 10 karakter gerekli