HuffPost Life’ın haberine göre, Amerikalı bilim insanları tarafından yürütülen bir araştırmada katılımcılara duygusal ve sosyal yalnızlık düzeylerini ile uyku kalitelerini değerlendiren bir anket uygulandı. Genç yetişkinler arasında yapılan araştırma, daha iyi kalitede uyku ile daha az yalnızlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösterdi. Duygusal yalnızlık, bir partnerle yakınlığın eksikliği olarak tanımlanırken, sosyal yalnızlık ise geniş bir sosyal ağın eksikliği olarak belirlendi.
Uzmanlar, yalnızlık ile iyi uyumayan gençler arasında daha güçlü bir ilişki olduğunu anlamakta zorlanıyorlar. Bunun sebebinin, bu gençlerin iyi dinlenmediklerinde sosyal etkileşimden kaçınmaları olabileceği düşünülüyor. Ayrıca, uyku eksikliğinin artan kaygı ve ruh hali sorunlarına yol açabileceği de belirtiliyor.

Uykunun, hızlı göz hareketi (REM) evresinde beynin gün içindeki deneyimleri işlemesine yardımcı olduğu düşünülmektedir. Uyku düzeninizdeki bozulmalar, beynin olayları işleme kapasitesini azaltabilir ve bu da ruh hali sorunlarına neden olabilir.
Uzmanlar, vücudun sirkadiyen ritmini düzenli bir uyku düzeniyle uyumlu hale getirmek için her gün aynı saatte uyanmayı öneriyorlar. Ayrıca, günlük rutinler, düzenli öğünler ve güneş ışığı alımı da sirkadiyen ritmi düzenlemeye yardımcı olabilir.
Stres genellikle uykusuzluğa neden olabileceğinden, farkındalık teknikleri veya rahatlatıcı egzersizler gibi stres yönetimi tekniklerini uygulamak faydalı olabilir. Stres seviyelerini azaltmanın başka yolları arasında günlük tutma ve düşünceleri yazma da bulunmaktadır. Stresi azaltmak için “şekerleme yapmaktan kaçınılması” da önemli bir adımdır.
Eğer yalnızlık duygusu hafifletilemiyorsa, profesyonel bir ruh sağlığı danışmanından destek alınması önemlidir.