Uzmanlar, vitamin takviyeleri konusunda çelişkili bulguların mevcut olduğunu vurguluyor. Bazı çalışmalar, bu takviyelerin sağlık yararlarını ortaya koyarken, bazıları ise etkisiz veya zararlı olabileceğini öne sürmektedir. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, “Vitaminlerin yararları, gelişigüzel kullanıma, vitaminin kalitesine ve bireylerin vitamin ile mineral eksikliklerine bağlı olarak değişiklik gösterebilir” diyerek, “Hangi multivitaminin, kime, ne zaman ve nasıl verileceği sorusu oldukça önemlidir” şeklinde açıklama yapmıştır.
Prof. Dr. Erk, vitamin takviyeleri ile ilgili dikkat çeken araştırma sonuçlarını şöyle özetliyor:

Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı bir yaşam için günde en az 5 porsiyon mevsiminde ve mümkünse organik sebze ve meyve tüketimini öneriyor. C ve E vitaminleri ile beta karotenden zengin bir beslenme düzeni, kanser gibi kronik hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. En sağlıklı bireyler, kanlarında en yüksek C, E vitamini ve beta karoten düzeylerine sahip olanlardır. Vitamin ve mineral eksiklikleri, bağışıklık sistemini zayıflatarak hem akut hem de kronik hastalıklara, dolayısıyla kansere yol açabilmektedir. Kalp hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, kanser ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklar, vitamin ve mineral eksikliği yaşayan bireylerde daha yaygın görülmektedir.
Günümüzde katkı maddeleri ile dolu ve plastik astar içeren konserve gıdaların sağlıklı olmadığı biliniyor. Bu sebeple, sağlıklı gıdaların yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin, mineral ve diğer besin ögelerinin de alınması önerilmektedir. Amerikan Tıp Birliği, başlangıçta vitamin ve mineral takviyelerinin kullanılmaması gerektiğini savunurken, 2002 yılında yapılan çalışmalar sonucunda, daha sağlıklı olmak için yetişkinlerin besin takviyeleri almasını önermeye başlamıştır.
Sağlıklı yaşam için gerekli olan besin miktarları, bireyden bireye değişiklik gösterdiği gibi, kişinin yaşam süreci içinde de zaman zaman farklılıklar göstermektedir. Özellikle kadınlar, erkeklere göre daha sık besin eksikliği riski taşımaktadır. Bunun nedeni, kadınların daha az kalori ve besin tüketmeleri ve bu sebeple daha sık hastalanmalarıdır. Ayrıca, yaşlı bireylerde de besin eksikliği yaygındır. Azalan iştah ve fiziksel aktivite, yaşlıların daha az kalori ihtiyaç duymasına yol açar ve sindirim ile emilim fonksiyonlarındaki azalma, besin eksikliklerini artırmaktadır.
Besin takviyelerinin kalitesi, üretim süreçleri, işleme yöntemleri ve depolama koşulları gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Düşük kaliteli takviyelerin kullanımı, sadece beklenen sağlık yararlarını sağlamamakla kalmaz, aynı zamanda alerjik ve toksik etkilere yol açabilir. Bu durum, karaciğer ve böbrek hasarına kadar gidebilecek ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Besin takviyeleri, yalnızca doktor gerekli gördüğünde alınmalıdır. Ayrıca, sağlıklı bir diyet tercih etmek kadar, kaliteli bir besin takviyesi seçimi de oldukça önemlidir. Diyet uygulayan ve yeterli kalori alamayan bireylerin takviye alması gereklidir. Özellikle kadınlar ve yaşlılar için bu takviyeler hayati öneme sahiptir. Hamile kalmayı düşünenler ile hamile kadınların, başta demir ve folik asit olmak üzere, gerekli destekleri almaları önerilmektedir.