Türkiye’de 56 yaş ve üzeri bireyler arasındaki kredi kullanımı son yıllarda dikkat çekici ölçüde artış gösterdi. 2002 yılında yaklaşık 65 milyon olan toplam nüfus içinde 56 yaş üstü kredi kullanan kişi sayısı yalnızca 45 bin olurken, bu rakam 2024 itibarıyla 2 milyon 911 bine ulaştı. 2025 yılının ilk dokuz ayında ise bu sayı 2 milyon 555 bine geriledi.
Her 30 kişiden biri ifadesiyle özetlenen oransal değişim, 2002’de her 1.440 kişiden birinin 56 yaş üstü kredi kullandığını gösterirken bugün bu oran her 30 kişiden bire çıkmış durumda. Aynı dönemde nüfus artışına paralel olarak yaşlı borçlu sayısındaki artış da etkileyici; yüzde 6 bin 300 civarında artış kaydedildi.
56–65 yaş grubunda kredi kullananların sayısı 2002’de yaklaşık 34 bin iken 2024’te 2 milyonun üzerine çıktı. 66 yaş ve üzeri grubundaki kullanıcı sayısı ise 2002’de yaklaşık 10 bin iken 2025’in ilk dokuz ayında 624 binin üstüne yükseldi.
Kredi hacmi de büyümeyi sürdürdü. 2025’in ilk dokuz ayında 56 yaş üstü vatandaşların toplam kullandığı kredi miktarı 223 milyar lirayı aştı ve bu, günlük ortalama 826 milyon liralık borçlanmaya denk geliyor.
İfade edilen değerlendirme şu yönde: Yaşlı nüfusun borçlanma ihtiyacı, borç ödeme sıkıntısı ve icra korkusu gibi olgularla birleşerek toplumsal bir alana yayılıyor. Ömer Fethi Gürer’in sözleriyle, 23 yılda Türkiye’nin refah vaatleri, yaşlıları banka kapılarında borç bulmaya ve borç yönetiminde zorluk yaşamaya itmiş durumda. AKP döneminde borçlu yaşlı sayısının 64 kat artmasıyla birlikte, 2002’de stadyumu doldurmayan bu nüfus grubu bugün şehrin nüfusuna denk ölçüde büyüdü. 2002’de 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı bugün yaklaşık 3 milyona yaklaşmış bulunuyor; nüfus yüzde 32 artarken borçlu yaşlı sayısı da yaklaşık 6 bin 300 kat büyüdü.