Türkiye’de yüksek enflasyonun yanı sıra, gıda ürünlerinde sahtecilik ve tağşiş oranları da alarm verici seviyelere ulaşmış durumda. Tarım ve Orman Bakanlığı, halkın sağlığını korumak ve bilinçli tüketimi teşvik etmek amacıyla, sucuktan ete, peynirden çaya kadar çeşitli ürünlerde tespit edilen taklit ve katkılı ürünlerin listesini düzenli olarak yayımlıyor. Bu liste, tüketicilerin ürünleri ayırt etmesine ve sahteciliğe karşı bilinçlenmesine yardımcı oluyor. Son zamanlarda, bu listeye yeni bir ürün daha eklendi: zeytinyağı. Zeytinyağındaki hileleri anlamak ve sahte olanları ayırt etmek, hem sağlık hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıyor.
Tağşiş yapılmamış, yani başka yağlar katılmamış, saf ve orijinal zeytinyağını satın almak isteyen tüketiciler öncelikle güvenilir ve analiz raporu sunabilen firmaları tercih etmelidir. Bu firmalar, özellikle TARİŞ gibi köklü ve saygın kuruluşlar, ürünlerinin kalite ve saflık testlerini yapan laboratuvarlardan alınmış analiz raporlarına sahip olmalıdır. Kalitenin ve saflığın en önemli göstergelerinden biri, besin değeri yüksek soğuk sıkım ve sızma zeytinyağları için belirlenen birkaç temel tahlildir:
Bu analizler, sahteciliğin ve katkıların tespit edilmesine yardımcı olur ve tüketicilere güvenilir ürünleri seçme şansı tanır.

Sağlık açısından zeytinyağını değerlendirirken, ilk olarak Palmitoleik Asit oranına dikkat edilmelidir. Bu asit, kalp ve damar sağlığını destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve yaşlanma belirtilerini geciktirir. Gıda Kodeksi’ne göre, kaliteli bir zeytinyağında bu oran 0.3 ile 3.5 arasında olmalıdır. Edremit yağlarında ise bu oran genellikle 0.5 ile 2 arasında değişir.
Diğer önemli bileşenler arasında, zeytinyağının büyük bölümünü oluşturan Oleik Asit bulunur. Bu, beynin ana Omega-9 yağıdır ve hafıza, odaklanma gibi bilişsel fonksiyonları destekler. Ayrıca, Kampesterol, Stigmastenol, Siltosterol ve Brassicasterol gibi sterol bileşikleri, kolesterol seviyelerini düzenler, hücre zarlarını korur ve kansere karşı koruyucu etki gösterir. Bu bileşenlerin oranları, ürünün doğal ve katkısız olduğunu gösterir, ayrıca sağlık açısından da büyük önem taşır.
Bilimsel araştırmalar, katkısız ve saf zeytinyağının sağlığa birçok faydası olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bunlar arasında:
Sonuç olarak, katkısız ve doğal zeytinyağı, sadece mutfakta değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olarak öne çıkar. İçeriğindeki vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde, hem beden hem de ruh sağlığımızı destekleyen çok yönlü bir şifa kaynağıdır.