Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 2025 Nisan ayına dair güncel işsizlik ve istihdam verilerini kapsamlı bir raporla kamuoyuna duyurdu. Rapora göre, geniş tanımlı işsizlik oranı %32,2’ye ulaşarak 2014 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı. TÜİK tarafından 30 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan İşgücü Araştırması’na göre, dar tanımlı işsizlik oranı %8,6 olarak açıklandı. Ancak, DİSK-AR’ın detaylı analizleri ve mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler, geniş tanımlı işsizliğin 13 milyona yaklaştığını gösteriyor. Bu durum, ülke ekonomisinde ciddi bir kırılmayı ve derinleşen istihdam krizi olduğunu gözler önüne seriyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise, pandemi döneminde yaşanan yüksek işsizliğin ardından gelen yeni rekor seviyeler. Ocak 2021’de pandemi koşulları altında, geniş tanımlı işsizliğin %29’a ve işsiz sayısının 10,5 milyona yükseldiği dönem hatırlatıldı. Ancak, günümüzde bu rakamlar aşılmış ve işsiz sayısı 12 milyon 996 bine ulaşmış durumda. Bu, pandemi sonrası ekonomik toparlanmanın yetersizliği ve istihdamın sürdürülebilirliğindeki sorunları net biçimde ortaya koyuyor.
Rapora göre, özellikle kadın işsizliği alarm verici seviyelere yükselmiş durumda. 2025 Nisan ayı itibarıyla, geniş tanımlı kadın işsizliği oranı %40 seviyesine çıkmış olup, kadınların işgücü piyasasında karşılaştığı eşitsizliklerin ve dezavantajların devam ettiğini gösteriyor. Bu oran, kadınların ekonomik hayata katılımını ve istihdamdaki yerlerini ciddi biçimde olumsuz etkiliyor.
Geniş tanımlı işsizliğin yıl bazında artış hızına bakıldığında, 2024 Nisan ayında %27,4 olan oran, Mart 2025’te %28,8’e yükselmişti. Ancak, sadece bir ay içinde yaşanan yüzde 3,4’lük artışla, Nisan 2025’te %32,2’ye sıçradı. Bu, yaklaşık olarak 2,2 milyonluk yeni bir işsiz artışını beraberinde getirdi. Son bir aylık artış ise 1 milyon 240 bin kişiye ulaşarak, mevcut durgunluğun ve kriz ortamının derinleştiğine işaret ediyor.
TÜİK verileri uzun süredir azalma eğilimi gösteren dar tanımlı işsizlikte ise, yeni bir yükseliş kaydedildi. Aylık artış 200 kişi seviyesinde olurken, yıllık artış 21 bin kişiyle toplamda 3 milyon 63 bine çıktı ve oran %8,6 seviyesine ulaştı. Bu artış, istihdamın kalitesindeki bozulmayı ve işgücü piyasasındaki kırılganlığı gözler önüne seriyor.
Raporda öne çıkan bir diğer önemli nokta ise, işsizlik ödeneği alanların oranının çok düşük olması. Verilere göre, işsizlerin yalnızca %15’i bu yardımdan faydalanabiliyor. Bu durum, sosyal güvenlik sisteminin yetersizliğini ve yoksulluk riskinin büyüdüğünü gösteriyor. İşsizlerin büyük bir kısmı, ekonomik güvencesizlikle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.
Eksik istihdam ve çalışmaya hazır olmasına rağmen iş bulamayanların sayısındaki artış, istihdamın niteliğinde ciddi bir bozulmanın yaşandığını gösteriyor. DİSK-AR’ın raporu, mevcut ekonomik ve sosyal politikaların, iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını ve yapısal sorunların derinleştiğini ortaya koyuyor. Geniş tanımlı işsizlikteki rekor artışlar ile kadın işsizliğindeki uçurum, acil ve etkili politikalar geliştirilmesini zorunlu kılıyor, aksi takdirde ekonomik ve sosyal kriz derinleşmeye devam edecek.