Dünya genelinde yaşlı nüfus oranının artışıyla birlikte, 55 milyondan fazla insan Alzheimer hastalığıyla mücadele etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl 10 milyon yeni Alzheimer vakası kaydedilmektedir. Bu durum, 2050 yılı itibarıyla hasta sayısının 139 milyona ulaşacağı öngörüsünü beraberinde getirmektedir. Her 3,2 saniyede bir kişinin Alzheimer’a yakalandığı istatistikleri, bu hastalığın ne denli yaygınlaştığını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle, Alzheimer hakkında farkındalık oluşturmak ve hastalıkla mücadele eden bireylere destek olmak amacıyla her yıl 21 Eylül tarihinde Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri düzenlenmektedir.
Bursa Şehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Cemile Haki, ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan Alzheimer hastalığının, bireylerde bellek bozuklukları, kişilik değişiklikleri ve davranışsal değişikliklerle kendini gösterdiğini belirtmektedir. ‘Demans’ olarak adlandırılan bunama türlerinin en yaygın nedeninin yüzde 60-70 oranında Alzheimer olduğunu ifade eden Haki, bu rahatsızlığın gelişiminde çevresel ve genetik etkenlerin önemli rol oynadığını vurgulamaktadır. Özellikle 65 yaş üzerindeki bireylerde, her beş yılda bir Alzheimer riskinin iki kat arttığına dikkat çekmektedir.
Alzheimer hastalığı genellikle üç evreden oluşmaktadır. İlerleyen evrelerde, hastanın günlük yaşam aktivitelerinde başkalarına bağımlı hale geldiği gözlemlenmektedir. Doç. Dr. Haki, bazı bilimsel çalışmaların, hastalığın gelişiminin engellenebileceğini veya seyrinin değiştirilebileceğini ortaya koyduğunu belirtmektedir. Bu çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitenin ve Akdeniz tipi beslenmenin Alzheimer hastalığını önleyebileceğini göstermektedir. Ayrıca, sosyal yaşam, beyin aktivitelerini destekleyen çeşitli etkinlikler ve düzenli beslenmenin, özellikle görme ve işitme bozukluğu yaşayan hastalarda, hastalığın gelişimini geciktirdiği saptanmıştır.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ: Alzheimer hastalığının tedavisi konusunda bilim insanları yoğun çaba sarf etmektedir, ancak henüz tam anlamıyla bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Mevcut tedaviler, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı ve semptomları hafifletmeyi amaçlamaktadır. Alzheimer hastalığı geliştikten sonra, hastanın ailesi ve arkadaşlarıyla sosyal yaşantısını sürdürmesi, beyin aktivitelerini destekleyen etkinliklere katılması son derece önemlidir.