Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, dünya genelinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılarında kayda değer bir artış yaşandığını vurguladı. “ABD’de Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) yaptığı araştırmalara göre; 2016-2022 yılları arasında 3 ila 17 yaş grubundaki bir milyon çocuğa DEHB teşhisi konulmuştur” diyen Psikolog Üstüner, DEHB’nin günümüzde yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti.
Üstüner, “DEHB, bireylerin dikkatlerini sürdürmekte, dürtülerini kontrol etmekte ve hareketlerini düzenlemekte zorluk yaşadığı nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu durum genellikle çocukluk döneminde başlar ve birçok bireyde yaşam boyu devam edebilir. Bu da bireylerin hem akademik hem de sosyal alanlarda işlevselliğini olumsuz etkileyebilir. DEHB’li çocukların okul başarısı, dikkat dağınıklığı nedeniyle azalabilmektedir. Tanı sürecinde ailelerin ve öğretmenlerin, çocuğu dikkatlice gözlemlemesi büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Ailede DEHB Öyküsü Olanlar Daha Dikkatli Olmalı
Bu bozukluğun oluşumunda birçok biyolojik, genetik ve çevresel faktörün etkileşimi etkili olduğunu belirten Üstüner, DEHB’nin en önemli nedenlerinden birinin genetik yatkınlık olduğunu vurguladı. Ailede DEHB öyküsü bulunan bireylerde bu bozukluğun görülme olasılığının daha yüksek olduğunu da aktardı. Genellikle çocukluk döneminde teşhis edilen DEHB’nin, okul çağındaki çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten Üstüner, bozukluğun belirtilerini şu şekilde sıraladı:
Kızlarda Teşhis Edilme Oranı Daha Düşük
Erkek çocuklarda, kızlara oranla DEHB teşhis oranının daha yüksek olduğunu belirten Psikolog Üstüner, bu durumu şu şekilde açıkladı: “Bu durum, erkeklerde daha belirgin hiperaktif ve dürtüsel belirtilerin gözlemlenmesiyle; kızlarda ise daha sessiz dikkat eksikliği belirtilerinin ön planda olmasıyla ilişkilidir. Araştırmalar, erkeklerde DEHB teşhisinin, kızlara göre daha sık konulduğunu göstermektedir. Bunun nedeni, erkeklerde genellikle hiperaktivite ve dürtüsellik gibi daha belirgin belirtilerin gözlemlenmesi iken, kızlarda dikkat eksikliği baskın olduğu için teşhis edilme oranı daha düşük kalabilmektedir.”