
Yeni yapılan bir araştırma, sabah kahve içmenin, gün içerisinde kahve içmenin aksine, ölüm riskini önemli ölçüde düşürdüğünü gösteriyor. Birçok çalışma, kahve tüketiminin kalp hastalıkları riskini üçte bir oranında azaltabileceğini öne sürse de, bu etki yalnızca sabah kahve içildiğinde geçerli. On yıldan fazla bir süre boyunca takip edilen 40 binden fazla yetişkin üzerinde gerçekleştirilen bu çalışma, sabah bir fincan kahve ile güne başlayanların, hiç kahve içmeyenlere göre çok daha sağlıklı olduğunu ortaya koydu.
Bu araştırma, kahvenin tüketim zamanının sağlık sonuçları üzerindeki etkisini inceleyen ilk akademik çalışma olma özelliğini taşıyor. Önceki araştırmalar, kahvenin kalp sağlığı üzerindeki etkileri hakkında karışık sonuçlar vermişti. Bazı çalışmalar, orta düzeyde kahve tüketiminin kalp hastalığı riskini azaltabileceğini belirtirken, yüksek tüketimin bu riski artırabileceğini öne sürmüştü. Ayrıca, kahve içmenin Tip 2 diyabet gibi bazı hastalıkların riskini azaltmasıyla da ilişkili olduğu görülmüştür.
Louisiana’daki Tulane Üniversitesi’nden yapılan bu yeni gözlemsel çalışma, araştırma ekibinin on yıl boyunca katılımcıları izlemesiyle gerçekleştirilmiştir. Takip süresi boyunca, çalışmaya katılan 4.295 kişi hayatını kaybetmiştir.

Araştırmacılar, daha yüksek kahve tüketimi düzeylerinin daha düşük ölüm riskiyle “önemli ölçüde” ilişkili olduğunu belirtmiş, ancak bu durumun yalnızca sabah kahvesi içenler ile gün boyunca kahve tüketenler arasında geçerli olduğunu vurgulamışlardır. Avrupa Kalp Dergisi’nde, “Sabah kahve içmek, günün ilerleyen saatlerinde kahve içmekten daha düşük ölüm riskiyle daha güçlü bir şekilde ilişkili olabilir.” ifadesine yer verilmiştir. Çalışma, sabah kahvesi içenlerin kalp hastalığından ölme olasılığının, hiç kahve içmeyenlere kıyasla %31 oranında daha düşük olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, herhangi bir nedenden dolayı ölüm riskleri ise %16 daha azdır. Ancak, gün boyunca kahve içenlerin hiç kahve içmeyenlere kıyasla ölüm riskinde bir azalma gözlemlenmemiştir.
Tulane Üniversitesi’nden baş yazar Dr. Lu Qi, şu açıklamaları yapmıştır:
Londra’daki Royal Brompton ve Harefield Hastaneleri’nden Profesör Thomas Luuscher ise şu görüşleri dile getirmiştir:
Kaynak: The Telegraph Laura Donnelly – Sağlık Editörü CNN, European Heart Journal