NKÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Günümüzde hasta sayısının en yüksek seviyeye ulaştığını ifade eden Doç. Dr. Doğan, “Şu anda bu enfeksiyonların en yoğun görüldüğü dönemlerden birindeyiz,” dedi.
Okulların kapanmasının ardından toplumsal dolaşımın azalacağını belirten Doğan, “Bu durum, kişilerin birbirleriyle olan temasını da azaltacak. Temasın azalmasıyla birlikte virüsün yayılımında bir düşüş bekliyoruz. Bu nedenle, vaka sayılarında da bir azalma göreceğimizi umuyoruz,” şeklinde konuştu.
Gribin en önemli etkenlerinden birinin influenza virüsü olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Doğan, “İnfluenza virüsünün çeşitli alt türleri bulunmaktadır. Bunlardan biri de domuz gribidir. Bu grip türlerinin etkileri genellikle benzerlik gösterir; ateş, halsizlik, kırgınlık, baş ağrısı, solunum semptomları ve öksürük gibi belirtiler yaygındır,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, bazı bireylerde ciddi kas ve eklem ağrılarına neden olabilen grip, hastaların yatakta uzun süre dinlenmek zorunda kalmasına yol açtığını aktaran Doç. Dr. Doğan, “Bu ağır belirtiler, kişiyi uzun bir süre boyunca yatağa bağımlı hale getirebilir,” dedi.
Semptomlara Karşı Maske Kullanımı
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşını azaltmanın önemine dikkat çeken Doç. Dr. Doğan, “Bulaşın önlenmesi için hasta ve enfekte kişilerin virüsü başkalarına bulaştırmamaları gerekmektedir. Semptomları olan, öksüren veya aksıran bireylere, mümkünse kollarının içine öksürmelerini veya bir maske kullanmalarını öneriyoruz. Bu, virüsün yayılmasını önlemede etkili bir yöntemdir. Ayrıca, el hijyeni de oldukça önemlidir; çünkü eller aracılığıyla yüz, göz gibi bölgelerle temas edilmesi durumunda bulaşma riski artar,” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Yüksek risk grubundaki bireylere antiviral ilaç kullanımı önerildiğini belirten Doç. Dr. Doğan, bu grupta yer alan kişileri şu şekilde sıraladı:
Bu bireylerin, influenza virüsü ve domuz gribi gibi hastalıkları daha ağır geçirebileceğini ifade eden Doç. Dr. Doğan, “Bu hastalara, mümkünse ilk 72 saat içinde antiviral ilaç tedavisi başlanması ve bol sıvı alımı önerilir,” dedi. Ayrıca, bazı hastaların durumunun daha ağır geçebilmesi ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda tedavi gerektirebileceğini de ekledi. Doç. Dr. Doğan, “Bu hastalarda ikincil enfeksiyonlar gelişebilir ve ağır zatürre vakaları ortaya çıkabilir,” şeklinde uyarılarda bulundu.
Son olarak, benzer aileden olan virüslerin üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte akciğer enfeksiyonlarına yol açma potansiyeline sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Doğan, “Kişinin virüse karşı oluşturduğu yanıt, hastalığın şiddetini belirleyen en önemli faktördür,” diyerek sözlerini tamamladı.