Avrupa, ABD’nin Ukrayna-Rusya Özel Temsilcisi emekli general Keith Kellogg’un önümüzdeki hafta Münih Güvenlik Zirvesi’nde yapacağı konuşmanın olası etkileri üzerine düşünürken, bilinmezliklerle dolu bir durumla karşı karşıya. Peki, bu zirvede ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna için bir barış planını Kellogg aracılığıyla açıklaması mümkün mü? Bu sorunun yanıtı kesin olmasa da, beklentilerin giderek arttığı bir gerçek. Zira Trump’ın, Ukrayna’daki durumu ciddiye alıyormuş gibi görünmesi için aslında Kellogg’a ihtiyacı var.
Trump’ın birkaç gün önce Gazze’de kalıcı barış konusundaki sıra dışı açıklamaları, onun düşünce yapısına dair bazı ipuçları sunuyor. Sonuç itibarıyla, Trump’ın Ukrayna savaşını bir tatil beldesine dönüştürme planı, onun gözünde çok da garip bir fikir olmayabilir. Kırım, savaş öncesinde popüler bir tatil destinasyonu olarak biliniyordu ve belki de Ruslar, işgalci olarak değil, tatilciler olarak Ukrayna’ya geri dönebilir; hatta bu durumda kendilerinden alınacak turizm vergileriyle savaş tazminatı ödenebilir.

Trump, Donbass bölgesinin Ruslardan arındırılmasını ve bu bölgenin yeniden yapılandırılması için Putin’in onayını alarak ABD ve Avrupa fonlarıyla yeniden inşa edilmesini önerebilir. Bu tür fikirler, ilk bakışta tuhaf görünse de, Trump’ın zihninde Avrupa’dan gelecek finansmanın hesaplanmasıyla birlikte, Ukrayna ve Rusya’nın Gazze, Amman ve Kahire gibi bölgelerde yüksek sesle konuşabilmesi mümkün hale geliyor.

Putin’in artık korkmuş veya dehşete kapılmış olması muhtemel. Trump’ın önerileri, potansiyel olarak onu Urallara ve ötesine sürükleyebilir. Gazze’deki ateşkesle cesaretlenen Trump’ın Ukrayna’da kalıcı bir çözüm önermesi pek olası görünmüyor. Kalıcı bir çözüm için, Ukrayna’nın kaybettiği toprakların bir kısmını geri alması gerekiyor. Putin, itibarını ve Kremlin’deki geleceğini korumak adına kutsal Kursk bölgesindeki Rus halkı için kaybettiği birkaç yüz kilometrekareyi geri almak zorunda kalabilir.
Putin’in yaklaşan ateşkes için kişisel olarak istekli olduğu görülüyor. Trump’ın Gazze’ye yönelik cüretkar açıklamaları, onun Putin’den tamamen farklı bir karakter olmadığını, aksine bu cüretkar tavırların ‘yaramaz Trump’ın kötü huyu olduğunu gösteriyor. Trump, Ukrayna’da Gazze’de olduğundan çok daha etkili ve kalıcı bir barış sağlama olasılığının daha yüksek olduğunu biliyor. Yeni başkan, 21. yüzyılın büyük lideri ve barış elçisi olarak algılanmayı umarken, Putin’in bu durum karşısında endişelenmesi kaçınılmaz.

Sonuç olarak, yeni başkanın bu sorunu mümkün olan en kısa sürede Avrupa liderlerine devretmeye istekli olduğu ve onların da endişelerini gidermek için çaba sarf edeceği anlaşılıyor. Ancak Trump’ın, anakara Amerika dışındaki sorunlarla ilgilenme isteğinin azaldığı göz önüne alındığında, Avrupa’nın kendi savunma stratejileri üzerine odaklanmasının ve liderlik etmesinin zamanı gelmiş olabilir.
The Telegraph – Analiz – Hamish de Bretton-Gordon
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu