DOLAR 44,3497 0.1%
EURO 51,4660 -0.08%
ALTIN 6.315,970,62
BITCOIN 31504270,38%
İstanbul
12°

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Avrupa’nın Ekonomik ve Jeopolitik Zorlukları

Avrupa’nın Ekonomik ve Jeopolitik Zorlukları

ABONE OL
20 Şubat 2025 00:00
Avrupa’nın Ekonomik ve Jeopolitik Zorlukları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Avrupa’nın Zorlu Dönemi

Ekonomik durgunluk, ticarette parçalanma ve jeopolitik istikrarsızlık gibi yüksek risklerle dolu bir dönemde, ABD ile gerginleşen ilişkiler ve dört yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa’nın zorlu bir süreçten geçmesine sebep oluyor. ABD’deki başkanlık değişiklikleri, Avrupa üzerindeki etkilerini derinleştirirken, eski Başkan Donald Trump’ın sert üslubu ve söylemleri, Avrupa’da olumsuz algılar yaratmış, bu durum AB ile ABD arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine yol açmıştır.

Yeni dönemde, Avrupa Birliği (AB) Trump’ın ticaret ve savunma politikalarına odaklanırken, daha önce müttefik olarak gördüğü ABD ile olan yakın ilişkisi ciddi şekilde erozyona uğramıştır.

TARİFELER

Trump’ın “Önce Amerika” yaklaşımıyla uygulamaya koyduğu korumacı ekonomi politikaları, çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 25 gümrük vergisi getirme yönündeki kararname ile AB ülkelerini de kapsar hale gelmiştir. Bu durum, Avrupa’da büyük bir rahatsızlık yaratmıştır. AB, ABD’nin gümrük vergisi uygulamasının makul bir gerekçeye dayanmaması gerektiğini, bu nedenle Avrupa halkının haksız önlemlerden korunması gerektiğini belirtmiştir.

ABD’nin bu gümrük vergileri, ekonomik belirsizliği artırmakta, küresel piyasaların verimliliğini ve entegrasyonunu bozma riski taşımaktadır. Trump’ın önerdiği mütekabiliyet esasına dayalı gümrük vergileri uygulama planı, AB tarafından yanlış bir adım olarak değerlendirilmiş ve serbest ve adil ticarete yönelik haksız engellere karşı derhal ve sert bir tepki verileceği belirtilmiştir. AB, ABD’ye misilleme yapmaktan çekinmeyeceği mesajını açıkça vermiştir.

ABD Başkanı Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik barış müzakerelerine AB ülkelerini dahil etmemesi, ilişkilerin daha da mesafelenmesine yol açmıştır. Bu dönemde, Avrupalı ülkeler, Rusya ile ABD arasında artan diplomatik müzakerelerde masada yer almak istemiştir. Ancak bu talep, ABD tarafından karşılıksız kalmıştır.

Trump, ayrıca Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerine yeterince kaynak ayırmadığını ve bu durumun acilen düzeltilmesi gerektiğini savunmaktadır. Şu anki verilere göre, AB ülkelerinin savunma harcamalarının ortalaması, GSYH’lerinin yüzde 1,9’u seviyesindedir. Trump, NATO üyelerinden GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma harcamalarına ayırmalarını talep etmiştir. Bu durum da AB ile ABD arasındaki gerilimi artıran bir başka faktör olmuştur.

AB ülkelerinin, talep edilen savunma harcamalarındaki artışı karşılamak için bütçelerinde ciddi değişiklikler yapmaları gerekecektir. Ancak pek çok Avrupa ülkesi, yüksek kamu borcu ve bütçe açığı ile mücadele etmektedir. Yavaşlayan ekonomik büyüme, nüfus artışının yavaşlaması ve artan sosyal maliyetler, Avrupa için daha fazla askeri harcama yapmayı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, hem ticari hem de askeri konularda AB ile ABD arasındaki güven ilişkisi, Trump döneminde ciddi şekilde sarsılmıştır.

AB YAVAŞ BÜYÜYOR

AB’nin ekonomik büyümesi son yıllarda ABD ve Çin ile karşılaştırıldığında oldukça düşük seyretmektedir. AB’nin kendi tahminlerine göre, 2025 yılı için büyüme beklentisi yüzde 1,5 olarak öngörülmektedir. Bazı analizler ise Avro Bölgesi’nin bu yıl sadece yüzde 1 civarında büyüyeceğini tahmin etmektedir. Avrupa’nın ekonomik büyümesindeki bu düşüklük, uzun vadede daha belirgin bir hal almakta ve rakipleriyle arasındaki fark açılmaktadır.

Son 15 yılda, Avrupa ekonomisi ABD’nin oldukça gerisinde kalmıştır. ABD, özellikle teknoloji ve dijital dönüşüm alanında hızla ilerleyerek bu alanlarda öncü bir konum elde etmiştir. ABD’nin GSYH’si bu dönemde yüzde 70 artarken, AB’nin GSYH’si sadece yüzde 20 seviyesinde kalmıştır. Bu durum, son dönemde daha da belirgin hale gelmiştir. Avrupa, üretkenlik ve rekabet gücünde de ciddi kayıplar yaşamıştır. Üretkenlik artışı yavaşlamakta ve iş gücü maliyetleri hızla yükselmektedir. Bu sebeplerle, Avrupa sanayide rekabet gücünü ABD ve Çin gibi ülkelerle karşılaştırıldığında kaybetmektedir. Bu nedenle AB, geri kaldığı rekabetçilik alanına daha fazla odaklanma çabası içerisindedir.

AB, bu alanda bürokratik işlemleri azaltmayı, yapay zeka gibi yeni teknolojilere yatırım yapmayı ve enerji maliyetlerini düşürmeyi hedeflemektedir. Ancak, AB’nin uygulamaya koymaya hazırlandığı her tedbir ve destek paketinin çok daha güçlüsünü ABD, daha hızlı bir şekilde hayata geçirebilmektedir.

BORÇ SEVİYESİ YÜKSEK

Birçok AB ülkesinin kamu borcu ve bütçe açıkları oldukça yüksek seviyelerde bulunmaktadır. Birlik kuralları çerçevesinde, üye ülkelerin kamu borçlarının GSYH’lerinin yüzde 60’ını, bütçe açıklarının ise GSYH’lerinin yüzde 3’ünü geçmemesi gerekmektedir. Bu sınırlar aşıldığında uygulanacak tedbirlerin bildirilmesi ve etkin önlemlerin alınması gerekmektedir. Ancak, AB ülkelerinin önemli bir kısmı, çeşitli gerekçeler ve yapısal sorunlar nedeniyle bu mali kurallara uymamaktadır.

Özellikle Yunanistan, İtalya, Fransa, Belçika ve İspanya’da kamu borcu oranları yüzde 100’ü aşmaktadır. AB üyesi 13 ülkenin kamu borcu da yüzde 60 sınırının üzerindedir. Ayrıca, İtalya, Macaristan ve Romanya’nın başı çektiği 10 AB üyesi ülkenin bütçe açıkları da yüzde 3 sınırını aşmaktadır. Yüksek kamu borcu ve bütçe açıkları, AB ülkelerinin ekonomilerini canlandırmaları gereken adımları atmalarını ve ihtiyaç duyulan savunma gibi alanlara kaynak aktarmalarını zorlaştırmaktadır.

ENFLASYON HEDEFE İNMEDİ

Enflasyonla mücadele süreci, küresel düzeyde olduğu gibi Avrupa’da da devam etmektedir. Avrupa’daki enflasyon oranı hala yüksek seviyelerde seyretmektedir. Avrupa Merkez Bankası (ECB), orta vadede yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşmayı hedeflemektedir. Ancak, Avro Bölgesi’nde son birkaç ayda artış gösteren enflasyon yüzde 3 seviyesine yakın bir seyir izlemektedir.

GAZ FİYATLARI YÜKSEK

AB, enerji alanında da oldukça sorunlu bir dönem geçirmektedir. AB gaz depolarındaki doluluk seviyesi, son 5 yılın aynı dönemindeki ortalamanın yaklaşık yüzde 10 altında kalmıştır. Mevcut durumda, Avrupa’nın doğal gaz depolarındaki doluluk oranı yüzde 50’nin altına gerilemiştir. Bu dönemde gaz fiyatları, hava sıcaklıklarının düşük seyretmesi ve depolardaki gaz miktarının azalmasıyla son 2 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu durum, Avrupa’nın çözmesi gereken öncelikli sorunlar arasında yer almakta, ancak elinde çok fazla seçenek bulunmamaktadır.

En az 10 karakter gerekli