Geçen yıl görülen yükselişin etkisi, bu yıl da piyasada kendini gösteriyor. Orta Doğu’daki gerilimler küresel ekonomik aktiviteyi etkileyebilecek riskleri artırırken, ABD/İsrail-İran çatışmasının başlangıcı sonrası bakır fiyatlarında bir nebze geri çekilme yaşansa da arz sıkıntıları ve talep gücü bu metalin yeniden toparlanmasına yol açtı.
Çatışmanın petrol arzında yaşanan aksaklıkları tetiklemesi, yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırırken bakır talebinin büyümesini destekliyor. Özellikle Asya ve Avrupa’da fosil yakıt erişiminin sınırlı hale gelmesi, bu bölgeleri enerjiyle ilgili temiz çözümlere yönlendiriyor. Enerji arzında bölgesel dalgalanmalar, maliyet enflasyonunu tetikleyebilecek riskleri büyütüyor; bu da enerji güvenliği ve tedarik zinciri kararlarında orta-uzun vadeli stratejileri ön plana çıkarıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmeler, kükürt tedarikinde yaşanan belirsizlikleri artırarak bakır piyasasında yeni dalgalanmalara yol açtı. Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde cevher ayrıştırmada ihtiyaç duyulan sülfürik asit üretiminde yaşanan sıkıntılar da küresel arzı tehdit eden unsurlar arasında. Bu durum, bakır tedariğini baskılarken piyasalarda rekor kıran libresiyle kendini gösterdi: 6,64 dolar sınırına yaklaşan seviyeler görüldü. Nisan ayı itibarıyla değer kazancı %10’un üzerinde olurken, yıl sonu beklentileri de %16’nın üzerinde artışı öne çıkarıyor.
ABD/İsrail-İran çatışması başladıktan sonra martta bakırın libresi birkaç bölümde düşüş gösterse de mevcut dinamikler, toparlanmayı destekledi. Talepte belirgin artış eğilimi sürerken, arz tarafı büyümede aynı hızı yakalamakta zorlanıyor. Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili’deki üretimdeki düşüş, talep lehine bir dengesizlik oluşturarak fiyatları destekliyor.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.