
Oxford Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çarpıcı bir araştırma, bireylerin yaşam tarzlarının ve çevresel etkenlerin, kansere gibi ciddi hastalıklara yakalanma riskini belirlemede önemli bir role sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sigara içmek, kötü beslenme alışkanlıkları ve sosyoekonomik durum gibi klasik risk faktörlerinin yanı sıra, bir kişinin hayata bakış açısının da sağlık üzerinde büyük etkileri olduğu vurgulanıyor.
Daily Mail’de yer alan habere göre, ciddi depresyon, tıbbi müdahale gerektiren bir rahatsızlık olarak bilinse de, bazı bireyler klinik olarak depresif olmamakla birlikte, sürekli bir karamsarlık içinde yaşıyorlar. Bu durum, tıp dünyasında “distimi” olarak adlandırılıyor. Distimi, sürekli düşük bir ruh hali, yaşamdan keyif almama ve üretkenlikte azalma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Ne yazık ki, distimi yaşayan kişiler, günlük işlerini sürdürebildikleri için genellikle tedavi arayışına girmiyorlar. Çevrelerindeki insanlar ise onları çoğu zaman “mutsuz biri” veya “huysuz” olarak nitelendirip geçiştiriyorlar. Ancak son araştırmalar, düşük ruh halinin bireylerin yaşam süresi üzerinde bile belirgin bir etkisi olabileceğini ortaya koyuyor.
Peki, distimi ile başa çıkmanın yolları nelerdir? Uzmanlara göre, bilişsel davranışçı terapi (CBT) bu konuda etkili bir yöntem olabilir. NHS tarafından da sunulan bu terapi, bireylerin olumsuz düşüncelerini sorgulamalarına ve daha sağlıklı bakış açıları geliştirmelerine yardımcı oluyor.
Bunun yanı sıra, distimiyle başa çıkmak için bazı pratik öneriler de mevcut:
Günlük hayatta karşılaşılan olumsuzluklara rağmen, her gün içinde mutlaka küçük de olsa olumlu anlar bulunduğunu fark etmek, genel ruh halini iyileştirebilir. Sonuç olarak, distimi ve onunla başa çıkma yolları üzerine yapılan bu araştırmalar, bireylerin ruh sağlığını korumak adına önemli bir farkındalık yaratmaktadır.