Dubai’de haksız yere tutuklanan yabancılara yardım konusunda uzmanlaşmış üst düzey bir avukat, ‘Altın Şehir’ olarak tanıtılan Dubai’nin aslında sadece bir ‘yanılsama’ olduğunu iddia ediyor. Daily Star’ın haberine göre, ‘Detained in Dubai’ CEO’su Radha Stirling, son 20 yıl içinde BAE ve Orta Doğu genelinde 20.000’den fazla ‘adaletsizlik mağduruna’ yardımcı olduğunu belirtiyor.
Son dönemde Dubai’deki en dikkat çekici olay, 20 yaşındaki Ukraynalı model Maria Kovalchuk’un 10 gün boyunca kaybolduktan sonra yol kenarında ağır yaralı bir şekilde bulunması oldu. Vücudundaki ‘köle izleri’ ve kırık omurgası, onun Dubai’de zengin erkeklerin genç, genellikle Batılı kadınlara sapkın cinsel eylemler yaptırdığı iddia edilen ünlü ‘porta potty partilerine’ katıldığı endişelerini artırdı. Ancak Dubai yetkilileri, Maria’nın ‘yüksek bir yerden düşerek’ bu ciddi yaraları aldığını savunuyor.
DUBAİ’NİN KARANLIK YÜZÜ: HER ŞEYİ ÖRTBAS EDİYORLAR
Radha Stirling, Dubai polisinin Maria hakkındaki açıklamalarına şaşırmadığını belirtiyor ve iki yıldır süregelen örtbas etme alışkanlıklarına dikkat çekiyor: “Dubai polisi, Maria’nın düştüğünü söylüyor ancak bu aynı polis, Prenses Latifa’nın ‘ailesinin sevgisiyle güvende’ olduğunu da iddia etmişti. Aynı polis, Lee Bradley Brown’un nezarette ‘kendi kendini döverek’ öldüğünü söylemişti. Maria Kovalchuk’un vahşice dövülmüş bedeninin ardındaki gerçekler bağımsız bir şekilde araştırılmalı. Dubai’nin medya ofisi ve polisi her türlü hikayeyi uydurabilir, ancak bunlara doğrudan inanılmamalıdır.”
Stirling’e göre Kovalchuk olayı, Dubai’nin adalet sistemi ve kamu imajı hakkında çok daha büyük bir sorunu gözler önüne seriyor: “Yetkililer, anlatıyı kontrol ettikleri sürece ve geçmişte yanlış bilgi yayma alışkanlıkları varken, iddialarına şüpheyle yaklaşılmalıdır. Dubai’nin özenle oluşturulmuş imajının altında, özellikle kadınlar için adaletin ve korumanın olmadığı bir gerçeklik yatıyor. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve iktidardakilerin cezasızlığı sona erene kadar, Dubai’deki güvenlik algısı yalnızca bir yanılsama olarak kalacaktır.”
“YALNIZCA YERLİ KADINLAR DEĞİL, YABANCILAR DA RİSK ALTINDA”
Radha Stirling’e göre, Dubai’de yalnızca yerli kadınlar değil, yabancı kadınlar da büyük bir risk altında: “Dubai’de kadınlar, özellikle adalet sistemi nedeniyle savunmasız durumda. Orada yaşayanlar, hukuki yaptırımlardan büyük ölçüde muaf olduklarını bildikleri için kurbanlarını seyahat yasakları, suç duyuruları veya daha kötü tehditlerle sindiriyorlar. Kurbanlarına, polis şikayeti yapmaları durumunda hapse atılacaklarını söylüyorlar ve maalesef haklılar.”
Buna ek olarak, influencerlar ve modellerin Dubai’yi lüks ve güvenli bir yer olarak tanıtmasının da bu karanlık gerçekleri gölgelediğini belirtiyor: “Birçok influencer, her şey dahil Dubai tatillerini kabul ediyor ve karşılığında olumlu içerikler paylaşıyor. Bu da onları bir nevi halkla ilişkiler makinesinin parçası haline getiriyor. Onların paylaşımları, turizm ve ticareti teşvik ederken, adaletsizlik, sansür ve sömürünün sistematik sorunları göz ardı ediliyor.”
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı