Çin resmi ajansı Xinhua’nın geçtiği bilgilere göre, ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisinin (ÇKP) Merkezi Komitesi Siyasi Bürosu, Devlet Başkanı ve Parti Genel Sekreteri Şi Cinping başkanlığında, ülke ekonomisini güçlendirmeye yönelik yeni politika ve stratejileri değerlendirmek amacıyla bir araya geldi. Bu toplantı, Çin’in ekonomik istikrarını ve sürdürülebilir büyümesini sağlamak adına kritik öneme sahip olup, ülkenin en yüksek yönetim organı olan 24 üyeli Siyasi Büronun kararlarını ve vizyonunu yansıtmaktadır.
Toplantının ardından yapılan resmi açıklamada, iç ekonomik faaliyetlerin dış ilişkilerle uyum içinde yürütüleceği, uluslararası ticari ilişkilerin güçlendirilerek dışa açılımın sürdürüleceği ve ekonomik istikrar için gerekli tedbirlerin alınacağı vurgulandı. Ayrıca, belirsizliklerin üstesinden gelmek ve ekonomiyi daha dirençli kılmak adına alınacak önlemler detaylandırıldı. Açıklamada, “Yüksek nitelikli kalkınmanın sağlanmasıyla, dış koşullardaki ciddi değişimlerin olumsuz etkilerine karşı etkin çözümler geliştirebiliriz.” ifadesi kullanıldı.
Çin liderleri, ekonomik büyümede iç tüketimin rolünü daha da artırmanın önemine dikkat çekti. Hükümetin, orta ve düşük gelir grubundaki vatandaşların gelir seviyelerini yükseltmeye yönelik kapsamlı adımlar atacağı bildirildi. Bu kapsamda, tüketim alışkanlıklarını teşvik etmek ve kısıtlayıcı uygulamaları kaldırmak ile hizmet sektörünün gelişimini hızlandırmak hedefleniyor. Ayrıca, konut piyasasında istikrarı sağlamak ve sürdürülebilir büyüme için çeşitli önlemler alınacak. Bu önlemler arasında, kentlerde bulunan harabe yapıların yenilenmesi ve modernizasyonu ile kullanılmayan konut stoklarının azaltılması için yeni politikaların devreye alınması yer alıyor.
Toplantı kapsamında, bütçe politikası ve para politikalarının güçlendirilmesi de ön plana çıktı. Hükümet, borç tahvili ihracını hızlandıracak ve faiz oranlarını kademeli olarak düşürerek “orta düzeyde gevşek” bir para politikası uygulayacak. Böylece, ekonomik aktivitenin desteklenmesi ve sermaye piyasalarının istikrarının sağlanması amaçlanıyor. Ayrıca, teknolojik inovasyon ve tüketim ile uluslararası ticareti teşvik edecek yeni kredi araçlarının geliştirilmesine de ağırlık veriliyor. Bu süreçte, tarife politikalarının etkisiyle zor durumda kalan şirketlerin işsizlik sigorta fonundan aldığı geri ödemelerin payını artırma yönünde adımlar atılacak.
Çin, ABD’nin 2 Nisan’da açıkladığı “karşılıklı tarifeler” kararına ilk tepki gösteren ülkelerden biri olmuş ve aynı oranda karşılık vermişti. Bu karşılıklı adımlar, iki ülke arasında ciddi bir tarifeler savaşı başlatmış ve ABD’nin tarifelerini yüzde 145’e çıkarırken, Çin de tarif oranını yüzde 125’e yükseltmişti. Washington yönetimi, bu tarifeleri 90 gün süreyle ertelemiş olsa da, Çin’e uygulanan tarifeler yürürlüğe girmiş durumda. Bu gelişmeler, tartışmalı ticaret politikalarının ve tarifelerin küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği, belirsizlikleri artırdığı ve dünya ekonomisinde durgunluk beklentilerinin güçlendiği öngörülüyor.
Çin ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde, yıllık yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Bu oran, hükümetin yıl sonu hedefi olan yaklaşık yüzde 5 seviyesini aşmış olup, ekonomik aktivitenin güçlü olduğunu göstermektedir. Çin’in bu yılki büyüme hedefi, dünyanın ekonomik durgunluk ve ticaret savaşlarıyla sarsıldığı bir ortamda önemli bir başarı olarak değerlendirilmektedir.