Sağlık hizmeti sağlayıcılarının tavsiyelerini dikkate almak önemli olsa da, özellikle emeklilik sonrası veya sağlık konusunda bilinçli bireyler, doktorlarına olan güvenlerini sürdürüyor. Ancak, yeni nesil genç yetişkinler, sağlık kararlarında farklı bir yaklaşım benimseyerek, geleneksel otoritelerin ötesine geçiyor. Peki, kimdir bu Gen Z kuşağı ve onların sağlık tercihleri nasıl şekilleniyor?
Gen Z, genel anlamda 1990’ların ortalarından 2010’ların başlarına kadar doğmuş olan bireyleri ifade eder. Bu kuşak, teknolojiyi içselleştirmiş, bilgiye erişimi hızlandırmış ve sağlık gibi kritik alanlarda kendi kararlarını alma konusunda daha aktif hale gelmiştir. Son araştırmalar, bu kuşağın sağlıkla ilgili tercihlerini ve güven kayıplarını gözler önüne seriyor.
Yapılan küresel çapta yaklaşık 16 bin genç ve yetişkin katılımcı ile gerçekleştirilen anketler, gençlerin sağlık kararlarında büyük değişiklikler yaşadığını ortaya koyuyor. Çalışma, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan dönemi analiz ederek, gençlerin sağlık konularında tercih ettikleri kaynaklarda önemli bir kayma olduğunu gösteriyor.

Bu veriler, gençlerin sağlık bilgisine ulaşma ve karar verme süreçlerinde kendi özerkliklerini artırdığını gösteriyor. Ayrıca, 2025 Edelman Güven Barometresi raporu, gençlerin kendi sağlık ekosistemlerini oluşturduğunu ve bilgi kaynaklarını genişlettiğini ortaya koyuyor.
Gray Haupt, Edelman’daki küresel sağlık lideri, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Genç yetişkinler, sağlıkla ilgili bilgileri kendi arama biçimleriyle, güvendikleri kaynaklar ve sosyal medya platformlarıyla yeniden şekillendiriyorlar. Bu, onların kendi sağlık ekosistemlerini kurmalarını sağlıyor.”

Gençlerin sağlık kararlarında akranların ve sosyal medyanın etkisi giderek artıyor. Son verilere göre, 18-34 yaş grubundaki bireylerin:
Bu veriler, gençlerin sağlık konusunda geleneksel kaynaklara olan güvenlerini azalttığını, dijital ve akran odaklı bilgi kaynaklarına yöneldiklerini gösteriyor.
Genç yetişkinlerin büyük çoğunluğu (%82), yine de, bireysel doktorlarının ve sağlık kurumlarının rehberliğine güvendiğini belirtiyor. Ancak, sağlık eğitimi olmayan içerik üreticilerinin ve sosyal medya fenomenlerinin, gençlerin kararlarını etkilediği de gözlemleniyor. Ayrıca, %45 civarında bir grup, ortalama bir bireyin sağlık bilgisinin, doktor seviyesinde olabileceğine inanıyor. Bu oran, 2024 verilerine göre 7 puanlık bir artış gösteriyor.
ABD’de ise, katılımcıların %61’i, hükümet, medya ve sivil toplum kuruluşlarının sağlık alanındaki faaliyetlerinin, kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşımını olumsuz etkilediğine inanıyor. Ayrıca, %40’tan azı medyanın sağlık bilgilerini doğru aktardığına güveniyor. Gençler, diğer yaş gruplarına göre, sağlık haberleri ve medyayla daha sık etkileşim kuruyorlar; %67’si düzenli olarak sağlık haberleriyle ilgilenirken, %55’i podcastler ve haber bültenleri aracılığıyla bağımsız sağlık içeriklerine erişiyor.
Sosyal medyada karşılaşılan yanlış veya yanıltıcı sağlık bilgileri, gençlerin %60’ının en az bir kez hatalı kararlar almalarına neden olmuş durumda. Bu durum, gençlerin sağlık kararlarında daha fazla risk aldığı ve güvenliklerini sorgulamaya başladıklarını gösteriyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi