İsrail ordusu, büyük bir sürpriz gerçekleştirerek Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yaklaşık 100 metre doğusunu hedef alan güçlü saldırılar düzenledi. Bu saldırıya aynı gün içerisinde, Suriye’nin başkentinde önemli bir hareketlilik yaşandı. HTŞ (Hayat Tahrir Şam) isimli silahlı grup, Suriye lideri Ahmed Şara’ya bağlı güçler ile birlikte, Şam’ın kırsal bölgeleri olan Ceremana, Eşrefiye ve Sahnaya’yı hızla kontrol altına almaya başladı. Bu gelişmeler, bölgedeki çatışmaların ve siyasi krizlerin derinleşeceğine işaret etti.

HTŞ güçleri, hızla ilerleyerek Dürzi nüfusunun yoğun olduğu bu bölgelere girdiler. Aynı zamanda, Suriye ordusunun ağır silahlar ve tanklar kullanarak Süveyda kentinin merkezine doğru ilerlemesi, bölgedeki tansiyonu iyice yükseltti. Bu olaylar, bölgesel istikrarsızlık ve mezhep temelli gerilimlerin yeniden alevlenmesine neden oldu.
İlk çatışmanın fitilini, bir Dürzi’ye ait olduğu iddia edilen, peygambere hakaret içerdiği öne sürülen bir ses kaydı ateşledi. Bu ses kaydı, bölgedeki gerilimi daha da artırdı ve kısa sürede çatışmalara dönüştü. İki gün süren yoğun çatışmalarda, en az 26 sivil ve militan hayatını kaybetti.
Şam çevresindeki Dürzi mahallelerinde yüksek tansiyon yaşanırken, yerel liderler ve güvenlik güçleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda, silahların bırakılması ve çatışmaların sona erdirilmesi konusunda uzlaşma sağlandı. Bu gelişmeler, bölgedeki gerginliğin bir nebze de olsa yatıştığını gösterdi.
Suriye’de yaklaşık 500 bin nüfuslu Dürzi toplumu, iç savaş boyunca genellikle tarafsız kalmayı tercih etmiş, kendi güvenliklerini koruma adına dikkatli davranmıştı. Ancak, Süveyda’ya yaklaşan ordu güçlerinin hareketleri, yeni bir kriz kapısının aralanmasına neden oldu. Binlerce araçlık ordu konvoyları, kente doğru ilerlerken, Dürzi toplumu ikiye bölündü; bir kesim barışçıl çözüm ve diyalog çağrısı yaparken, diğerleri silahlı direniş hazırlıklarına başladı.
Dağlık bölgedeki direniş güçleri, kente inmeye başladı ve meydanlarda halkı örgütlemek amacıyla hendekler kazıldı. Ayrıca, seferberlik ilan edilerek, bölgedeki direniş güçlerinin güçlendirilmesi sağlandı. Bu süreç, bölgedeki çatışmaların uzun süreli ve şiddetli olabileceğine işaret etti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, hafta başından beri Sahnaya ve Jaramana gibi Dürzi nüfusun yoğun olduğu bölgeselerde devam eden çatışmalarda en az 56 kişinin öldüğünü açıkladı. Bu ölümler, sivil kayıplar ve çatışmalara katılanlar arasında gerçekleşti. Dürzilerin dini lideri Şeyh Hikmet el-Hicri, hükümeti sert sözlerle eleştirerek, onları “kendi halkını katleden IŞİD benzeri bir yapı” olarak nitelendirdi ve Ceremana ile Sahnaya’daki operasyonları “soykırım” olarak tanımladı.
Bu gelişmeler, bölgesel ve uluslararası aktörler arasında büyük yankı uyandırdı. En güçlü tepki ise İsrail’den geldi. İsrail’deki Dürzi toplumu, hükümetin ve güvenlik güçlerinin harekete geçmesi çağrısında bulunarak, sokaklara döküldü ve protestolar düzenledi. Hükümeti, “müttefiklerimiz katlediliyor, İsrail sessiz kalamaz” diyerek acil müdahale çağrısı yaptı. Öte yandan, İsrail Savunma Kuvvetleri sözcülüğü, şiddetli çatışmalar yaşanması halinde, Şam güçlerine karşı sert karşılık verileceği uyarısında bulundu. Bu gelişmeler, bölgesel güçler arasındaki gerilimi daha da artırmış durumda.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu