Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), 2024 yılının ilk üç ayında sektörün iç satışlarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla %15 oranında gerilediğini resmi verilerle açıkladı. Bu dönemde, Arçelik, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, LG, Miele, Samsung, Versuni (Philips) ve Vestel gibi önde gelen üretici ve ithalatçı firmalar faaliyetlerini sürdürüyor. TÜRKBESD tarafından paylaşılan verilere göre, yılın ilk çeyreğinde toplam iç satışlar, 2023 yılının aynı dönemine göre önemli ölçüde azalmıştır. Aynı zamanda, ihracat adet bazında yaklaşık %3 oranında düşüş gösterirken, toplam üretim miktarları da %4 oranında azalmıştır. Mart ayına özel olarak bakıldığında, iç satışlarda %17’lik ciddi bir düşüş yaşanırken, ihracatta ise baz etkisiyle %2’lik hafif artış gözlemlenmiştir. Üretim adetleri de %6 oranında azalmış ve sektör genelinde zayıf seyrin sürdüğü görülmüştür. Bu tablo, sektörün 2025 yılında hem iç pazarda hem de ihracatta karşılaşacağı güçlüklerin derinleşeceğine işaret etmektedir.
Son yıllarda yaşanan ihracat kayıplarına rağmen, iç satışlardaki canlılık sektörün denge unsuru olmayı sürdürmüştü. Ancak, ABD ve Çin gibi büyük pazarlardaki jeopolitik gerilimler, sektör için yeni riskler ve belirsizlikler yaratmaya devam ediyor. Bu gelişmeler, sektörün sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu stratejik planlamalarını zorlaştırmakta ve rekabet gücünü azaltma potansiyeli taşımaktadır.
TürkbESD Başkanı Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin beyaz eşya ihracatının %75’inin Avrupa pazarına odaklandığını vurgulayarak, özellikle Çin menşeli ürünlerin Avrupa Birliği’nde daha fazla pazar payı kazanma riskine dikkat çekti. Sığın, şunları dile getirdi: “Küresel talepteki daralma ve artan ticaret gerilimleri, ülkemizde çelik ve plastik gibi temel girdilerdeki maliyetleri yükseltmekte ve sektörümüzü daha kırılgan hale getirmektedir. Bu durum, ülkemizin katma değerli üretim ve ihracat hedeflerine olumsuz yansımaktadır.”
Sürdürülebilir büyüme ve ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için maliyet yapısının korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Sığın, özellikle Dahilde İşleme Rejimi (DİR) gibi destek mekanizmalarının kritik olduğunu vurguladı. Ayrıca, dış pazarlardaki payın korunması ve geri kazanılması için stratejik adımların atılması gerektiğine dikkat çekti.
TürkbESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, ekonomik sürdürülebilirlik açısından enerji tasarruflu ürünlerin kullanımını teşvik etmenin önemine değindi. Özkadı, şunları söyledi: “Teknolojik gelişmeler sayesinde, her geçen gün daha az enerji tüketen yeni nesil beyaz eşya ürünleri geliştirilmekte ve piyasaya sürülmektedir. Bu ürünler, hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamakta hem de tüketicilerin bütçelerine olumlu yansımaktadır.”
Özkadı, enerji verimli ürünlerin yaygınlaşmasının, ülkemizin yıllık enerji tasarrufu hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynayacağını ve sektörün ihracat kapasitesini artıracağını belirtti. Bu kapsamda, vergi indirimleri ve finansman destekleri gibi teşviklerle tüketicilerin bu ürünlere erişiminin kolaylaştırılmasının önemine vurgu yaptı.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, sektörün temel girdileri arasında yer alan çelik ürünlerinin maliyetler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Yavuz, özellikle son dönemde uygulamaya konan ticaret politikası soruşturmalarının, sektörün rekabet gücü üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu belirtti: “Sıcak haddelenmiş yassı çelik ve paslanmaz çelik gibi ürünlere yönelik anti-damping soruşturmaları, maliyetlerimizi artırmakta ve yurtdışından temin edilmesi gereken yüksek kalite ve ölçüdeki ürünlerin fiyatlarını yükseltmektedir. Bu durum, üretim maliyetlerimizi yukarı çekerek, rekabetçilik seviyemizi olumsuz etkilemektedir.”
Yavuz, ayrıca, bu ürünlerin bir kısmının yerli üretimle ikame edilmesinin mümkün olmadığını ve sektörün stratejik açıdan kritik önemde olduğunu vurguladı. Sektörün, katma değeri yüksek üretim ve ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için, ticaret politikası uygulamalarının dikkatli ve sanayinin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesi gerektiği görüşünü paylaştı.
TürkbESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, iç talebin canlı tutulması ve sektörün sürdürülebilirliği açısından kredi kartı faiz oranlarının makul seviyelerde tutulmasının önemine işaret etti. Kuseyri, şunları dile getirdi: “Tüketicilerin alım gücünü korumak ve iç talebi canlı tutmak amacıyla, faiz oranlarının düşürülmesi ve taksit imkanlarının artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu adımlar, sektörümüzün büyümesine ve istihdamın korunmasına önemli katkılar sağlayacaktır.”