Yaklaşık iki ay önce, Başkan Donald Trump, Kızıldeniz’deki stratejik ticaret yollarını yeniden açmak amacıyla Yemen’deki Husi militanlarına karşı başlatılan kapsamlı hava harekatının otuz gün içinde başarıyla sonuçlanmasını hedeflemişti. Ancak, operasyonun bir ay sonunda beklenen ilerlemenin sağlanamaması, sahada ciddi zorluklar ve kayıplar ile karşılaşılmasına neden oldu. ABD ordusunun, onlarca milyon dolarlık insansız hava araçları (İHA), iki savaş uçağı ve mühimmat sevkiyatında yaşanan maliyetler, Beyaz Saray’ı ve Trump’ı bu operasyonu yeniden gözden geçirmeye zorladı.
Bu noktada, Trump, Yemen’deki savaşın “yarım kalmış” bir zaferle sonuçlanmasını kabul ederek, bölgeden çekilme kararı aldı. Bu karar, bölgedeki askeri varlığın azaltılması ve operasyonların sona erdirilmesi yönünde bir adım olarak değerlendirildi.
Uluslararası arabulucular, Trump’a Husi sorununa ilişkin yeni bir diplomatik çözüm önerisi sundu. Bu plana göre, ABD’nin bombardımanları durdurulacak ve Husiler de ABD gemilerine yönelik saldırılarına ara verecekti. Ancak, İsrail’e yardım taşıyan gemilerin hedef alınmaya devam edilmesi öngörülüyordu. Trump, operasyonların sona erdiğini ve Husilere yönelik yeni bir yaklaşımın benimsendiğini ilan ederken, Husiler hakkında şaşırtıcı bir açıklama yaptı. Trump, “Husiler, bize çok sert vurdular ve dayanıklılıkları gerçekten etkileyiciydi. Bu, onlarda önemli bir cesaret göstergesidir. Artık gemilere yönelik saldırılarını durdurmayı kabul ettiler ve bu sözlerini ciddiye alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kızıldeniz’de sürdürülen operasyonlar kapsamında, ABD tarafından toplamda 1100’den fazla hedef vuruldu. Pentagon, özellikle birçok Husi liderinin öldürüldüğünü ve mühimmat depolarının imha edildiğini duyurdu. Ancak, bu operasyonların maliyetleri oldukça yüksek boyutlara ulaştı. İki uçak gemisi, B-2 stratejik bombardıman uçakları, F-16 ve F-35 savaş uçakları ile Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri bölgede konuşlandırıldı. Husiler ise, bu gelişmelerden sonra “İsrail’e ait hedeflerin hala meşru olduğunu” belirtti. Cuma günü, Husiler tarafından İsrail’e füze saldırısı gerçekleştirildi. Bugün ise, bir Husi hava savunma sistemi tarafından ABD’ye ait bir İHA düşürüldü. ABD tarafından bu konuda resmi bir açıklama yapılmadı.
Pentagon yetkilileri, mühimmat stoklarının hızla tükenmesinden ve Çin’in Tayvan’a olası bir saldırısına karşı hazırlıkların zayıflamasından derin endişeler duyuyor. Trump’ın ulusal güvenlik ekibi içinde ise fikir ayrılıkları yaşandı. Bazı yetkililer, kampanyanın daha da genişletilerek, Yemen hükümet güçlerinin başkent Sana ve liman kentlerini yeniden kontrol altına alması için zaman kazanılmasını önerdi. Diğer yandan, bazı stratejistler, deniz geçişlerini koruma operasyonunun başarıyla sonuçlandırılmasını ve bölgesel istikrarın sağlanmasını savundu. Sonuç olarak, Trump, uzun süreli askeri angajmanlardan kaçınan geleneksel liderlik tarzı sebebiyle, bu kararını uzun süre tarttıktan sonra, 5 Mayıs’ta operasyonu durdurdu ve Beyaz Saray bunu büyük bir zafer gibi sundu. En sonunda, Trump, operasyonun başarısızlık ve risklerine odaklanarak, bölgeden geri çekilme kararı aldı ve bu adımı uzun vadeli stratejiler çerçevesinde değerlendirdi.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı