DOLAR 45,1856 0.16%
EURO 52,8922 0.08%
ALTIN 6.726,972,08
BITCOIN 3448039-0,73%
İstanbul
15°

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
İstanbul Aile Vakfı Uzmanlarından Geç Evlilik ve Aile Kurmanın Psikolojik Etkileri Üzerine Değerlendirme
  • Gazete Köşesi
  • Sağlık
  • İstanbul Aile Vakfı Uzmanlarından Geç Evlilik ve Aile Kurmanın Psikolojik Etkileri Üzerine Değerlendirme

İstanbul Aile Vakfı Uzmanlarından Geç Evlilik ve Aile Kurmanın Psikolojik Etkileri Üzerine Değerlendirme

ABONE OL
30 Mayıs 2025 12:24
İstanbul Aile Vakfı Uzmanlarından Geç Evlilik ve Aile Kurmanın Psikolojik Etkileri Üzerine Değerlendirme
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Aile Vakfı Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Turgay Şirin’den Aile ve Evlilik Üzerine Derin Analizler

İstanbul Aile Vakfı Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Turgay Şirin, geç evlilik olgusunun psikolojik etkilerini ve evli ile bekar bireylerin genel mutluluk ve iyi oluş düzeylerini detaylı biçimde inceledi. Türkiye genelinde yürüttükleri kapsamlı araştırmanın sonuçlarına göre, evliliğin bireylerin yaşam memnuniyetinde önemli bir rol oynadığını ve evli olanların, bekar olanlara kıyasla daha yüksek bir mutluluk seviyesine sahip olduğunu ortaya koydu. Çalışma verileri, bekarların özellikle gelecek kaygısı ve yaşam endişeleri açısından daha fazla endişe taşıdığını gösterdi.

İstanbul Aile Vakfı Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Turgay Şirin'den Aile ve Evlilik Üzerine Derin Analizler

Gündelik hayatın ve medyanın aile algısına dair yanlış yönlendirmelerinin, aslında aile kurumunun toplumdaki temel yapı olduğunu gizlediğine dikkat çeken Şirin, saha araştırmalarında elde edilen verilerin, bu algının tam tersine, ailelerin çoğunlukla sağlıklı ve güçlü olduğunu gösterdiğini belirtti. Ayrıca, medyanın özellikle gündüz kuşağı programlarında aileyi sorunların kaynağı olarak göstermesinin, toplumda olumsuz bir algı oluşturduğunu vurguladı. Bu noktada, yapılan araştırmalar ailelerin, sorunlara rağmen çoğunlukla dayanışma ve çözüm odaklı olduğunu ortaya koyuyor.

Şirin, özellikle geç evliliğin psikolojik ve sağlık açısından riskleri üzerine şu kritik noktaları paylaştı: “Evlilik yaşı ilerledikçe ve aile kurma süreci geciktikçe, bireylerin yaşamla başa çıkma becerileri zayıflıyor, kaygı seviyeleri artıyor. Bu durum, hem psikolojik hem de fiziksel sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğuruyor.”

Genç Erkekler, Evliliğe Daha Pozitif Yaklaşıyor

Günümüz Türk toplumunda, gençlerin yaşam tercihleri ve aile kurumuna bakış açıları hakkında önemli bilgiler aktaran Şirin, “Bireysel yaşam ve aile hayatı arasındaki farklar, gençler arasında giderek daha belirgin hale geliyor. Ancak, araştırmamızda dikkat çekici bir şekilde, genç erkeklerin kızlara kıyasla evliliğe olan ilgisinin daha yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Katılımcıların %94,1’i aile içi sorunlar olduğunu düşünmüyor ve ailelerin çoğunun sağlıklı ve istikrarlı olduğunu söylüyor” dedi.

Genç Erkekler, Evliliğe Daha Pozitif Yaklaşıyor

Yine, aile içi şiddetin toplumda yaygın olduğu yönünde yaygın bir algı olduğunu belirten Şirin, araştırma sonuçlarına göre, aile içi şiddetin yüksek seviyelerde olmadığını, katılımcıların %95,4’ü bu konuda olumsuz bir durum olmadığını ifade etti. Bu veriler, medyada sıkça dile getirilen, aile içi şiddet ve krizlerin toplumda büyük bir sorun olduğu yönündeki algıyı sorgulamaya itti.

Gençler ve Evlilik: Bireysel ve Toplumsal Bir Sorumluluk

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerini hatırlatan Şirin, ülkenin nüfus artış hızının düşüklüğü ve bunun beka meselesi haline geldiğine işaret etti. “Gençlerin, evlenmekten korkmaması, kaygı duymaması gerekiyor. Bu konuda devlet ve sivil toplum kuruluşlarının üzerine büyük sorumluluklar düşüyor. Örneğin, üniversiteye devam eden evli çiftler için uygun 1+1 yurtlar veya çiftlere özel burs imkanları sağlanabilir. Ayrıca, ailelerin de bu yaş grubundaki gençleri psikolojik olarak hazırlaması ve evlilik konusunda teşvik edici rol üstlenmesi önemli” açıklamasını yaptı.

Şirin, geciktirilen evliliklerin yalnızca psikolojik değil, sağlık açısından da riskleri beraberinde getirdiğine dikkat çekti. “20’li yaşlarda kadınlar doğum yaptığında, bazı kanser türlerine yakalanma riski azalır ve doğan çocuklar daha sağlıklı olur” dedi.

Son olarak, ABD’de Gallup tarafından 2009-2023 yılları arasında gerçekleştirilen ve 2,5 milyonun üzerinde yetişkinle yapılan araştırmanın sonuçlarına değinen Şirin, bu çalışmanın da gösterdiği üzere, evli bireylerin yaşamdan ve gelecek beklentilerinden aldıkları tatminin, bekar veya boşanmış bireylerden %12 ila %24 daha yüksek olduğunu açıkladı. Ayrıca, evliliğin, bireyin “en iyi hayatı yaşama” düzeyinde, eğitim gibi sosyoekonomik göstergelerden daha etkili olduğunu vurguladı.

En az 10 karakter gerekli