Donald Trump’ın göçmen karşıtı sert politikaları ve bu doğrultuda yürüttüğü operasyonlar, ülkede derin toplumsal çatışmalara yol açtı. Trump’ın bu tutumu, özellikle göçmenlerin yoğun yaşadığı kentlerde ve sınır bölgelerinde protestoların büyümesine neden oldu. Bu olayların başlamasında, Trump’ın sert göçmen politikalarını onaylaması ve askeri müdahale tehditleri önemli rol oynadı.
Kaliforniya valisi Gavin Newsom, Trump’ın politikalarını sert bir dille eleştirerek, “sokaklarda iç savaş başlatmakla” suçladı. Newsom’un bu açıklamaları, ülke genelinde büyük bir endişe ve kutuplaşma ortamını tetikledi. ABD halkı, son 10 yıldır artan siyasi kutuplaşma ve sosyal gerilimler nedeniyle oldukça tedirgin durumda. Trump’ın iç meselelerde askeri müdahaleyi ön plana çıkarması ve azınlıkların radikalleşme eğilimleri, bu endişeleri daha da artırdı.
Başkan Trump, bu iddialar üzerine yaptığı açıklamada, “Hayır, tam tersi. Ben iç savaş istemem. Eğer onun gibi insanlar serbest bırakılırsa, iç savaş kaçınılmaz olur.” diyerek, kamuoyunun endişelerini yatıştırmaya çalıştı. Ancak bu açıklamalar, halkın çoğu tarafından tatmin edilmedi ve endişeler devam etti. Los Angeles’taki protestolar hızla büyüyerek, New York, Denver ve Dallas gibi büyük şehirlere de sıçradı. Aynı zamanda Trump, ülkenin en büyük askeri geçit törenlerinden birinin hazırlıklarını sürdürüyor.
Los Angeles’ta federal göçmenlik ajanlarının düzenlediği operasyonlara karşı geçen cuma başlayan gösteriler, şehrin tansiyonunu yükseltti. Protestoların ardından Trump, Ulusal Muhafızları devreye sokma talimatı verdi. Valisi Gavin Newsom ise bu adımı “hukuksuz ve anayasaya aykırı” olarak nitelendirerek, Trump’ın tutumunun durumu daha da kötüleştirdiğini savundu. Newsom, Fox 11 kanalına yaptığı açıklamada, Trump ile son günlerde görüştüklerini ancak başkanın Los Angeles’taki gelişmeler hakkında konuşmak istemediğini belirtti. Federal yardım talebinin olmadığını vurgulayan Newsom, “Donald Trump bu görüntüleri kendisi yarattı. Kendisiyle müzakere edilemez.” dedi.
Kaliforniya yönetimi, Trump’ın Ulusal Muhafızların federalleştirilmesine ilişkin kararını anayasa ihlali olarak görüyor ve bu konuda dava açtı. Hukukçular, Trump’ın askerleri iç güvenlik amacıyla konuşlandırma yetkisinin sınırlı olduğunu ve mevcut protestoların bu ölçekte olmadığını belirtiyor. Eski federal savcı Michael McAuliffe, “İç güvenlik için askerlerin devreye girmesi çok istisnai durumlar içindir. Mevcut protestolar bu ölçekte değil ve bu adım, durumu daha da kötüleştirebilir.” açıklamasını yaptı.
Uzmanlar, Trump’ın İsyan Yasası’nı devreye sokma olasılığını tartışıyor. Bu yasa kapsamında, ABD hükümeti, Los Angeles ve diğer şehirlerdeki protestoları “ayaklanma” olarak tanımlayarak, orduyu iç güvenlik amacıyla kullanma yetkisine sahip oluyor. Böyle bir durumda, Trump’un orduyu doğrudan halkına karşı kullanması söz konusu olabilecek. Uzmanlar, bu tür bir adımın büyük tepkilere yol açacağını ve ülkede ciddi bölünmelere neden olacağını öngörüyor.
Trump, Fort Bragg Üssü’nde yaptığı konuşmada, “Kim ABD’ye karşı geliyorsa, ordu gücüyle karşılaşacaktır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca protestolarda bayrak yakan kişilerin en az bir yıl hapis cezası alması için yasa çıkarmaya çalıştıklarını belirtti. Trump, Kaliforniya’daki gösterileri “yabancı bayraklar taşıyan isyancılar ve barış, kamu düzeni ile ulusal egemenliğe karşı saldırılar” olarak nitelendirdi. Bu sert tutum, ülkedeki siyasi çatışmaları daha da derinleştirdi ve halkın bölünmesine yol açtı. Tüm bu gelişmelere rağmen, protestoların geleceği büyük bir belirsizlik içeriyor ve zaman gösterecek.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı