Bu yapının içinde bulunan ve gömülü olan bebek iskeleti, bilim insanları için adeta bir dönüm noktası oldu. Yaklaşık yirmi yıl sonra Dr. Maxime Poulain ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı analizler, bebeğin yaşamı ve ölümüne ilişkin çarpıcı ipuçları sağladı. Yapılan izotop analizleri, bebeğin ölüm öncesinde iyi beslendiğini ve büyük ihtimalle düzenli şekilde anne sütü aldığı sonucunu ortaya koydu. Ayrıca, antik DNA testleri, bebeğin ölüm nedeninin veba, kolera, tüberküloz veya cüzzam gibi yaygın bakteriyel hastalıklar olmadığını gösteriyor.
Bu veriler, bebeğin klasik anlamda infanticide yani bebek katili olma durumuna işaret etmediğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, ölüm nedeninin virüslere bağlı olabileceği veya bağışıklık sisteminin zayıflığından kaynaklanabileceği görüşünde. Bu durum, o dönemde oldukça yaygın olan yüksek bebek ölümleriyle uyum sağlıyor ve bebeğin bir kurban olmadığını gösteriyor.
Peki, bu bebek neden geleneksel mezarlık yerine, genelevin ocağına yakın özel bir noktaya gömüldü? Orta Çağ Avrupa’sında ölülerin genellikle kilise bahçelerine gömülmesi yaygın bir kuraldı. Ancak, bu bebeğin, ocağa oldukça yakın bir noktaya özenle defnedilmesi, dikkat çekici ve üzerinde düşünülmesi gereken bir detay. Araştırmacılar, bu durumun sadece maddi yetersizlikle açıklanamayacak kadar özel olduğunu söylüyor. Çünkü dönemin en ucuz gömme törenleri bile oldukça maliyetliydi. Ancak yine de, bazı aileler çocuklarını gizlice mezarlıklara gömebiliyordu. Dr. Poulain’e göre, bebeğin ocağın yakınına gömülmesi, annesinin ölümden sonra bile onun sıcak ve güvende kalmasını istemesinin bir göstergesi olabilir. Orta Çağ halk inançlarında, ölülerin ruhlarının ocak başlarında dolaştığına inanılırdı ve böyle bir gömü, duygusal bağın ve dini ritüellerden bağımsız bir vedanın ifadesi olabilir.
Orta Çağ’da genelevlerde doğan çocuklara ilişkin bilgiler genellikle kürtaj, terk edilme veya öldürülme vakaları üzerinden anlatılırdı. Ancak, bu bebek, o kalıpları kıran bir örnektir. Anne ile çocuk arasındaki duygusal bağın varlığı, cinsellik üzerinden şekillenen bu mekanlarda yeni bir insanî ve anne-çocuk merkezli bakış açısı sunuyor. Dr. Poulain, şu anda çalışmalarını Brugge’deki başka bir Orta Çağ genelev bölgesinde sürdürüyor. Amacı, genelevlerdeki sağlık koşullarını kentin diğer bölgeleriyle karşılaştırmak ve ileride Aalst’taki alanda, kil tabakalarında korunmuş çevresel izleri analiz ederek daha kapsamlı ve insani bir tablo ortaya çıkarmak.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi