2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Yunanistan’ı temsil etmek üzere seçilen milletvekilleri arasında, aşırı sağ görüşleriyle tanınan ve LGBTİ karşıtı söylemleriyle dikkat çeken Foni Logikis “Mantığın Sesi” Partisi’nden Afroditi Latinopulu bulunuyor. Latinopulu, Yunanistan’a gelen göçmenlerin, ülkenin tarihî sürgün yerleri olarak bilinen Giaros (Papazlık Adası) ve Makronisos (Uzun Ada)’na sevk edilmesini talep etti.
Roma döneminden beri sürgün yerleri olarak kullanılan Giaros adası, Ege Denizi’nin ortasında, üzerinde neredeyse hiç ağaç bulunmayan, stratejik ve tarihî önemi yüksek bir bölgedir. 1948-1974 yılları arasında solcu muhaliflerin, anti-diktatörlerin ve çeşitli siyasi suçluların sürgün edilmek amacıyla kullanılmıştır. Bu dönem, adanın uluslararası ve tarihî açıdan önemli bir sürgün merkezi olmasına katkıda bulunmuştur.
Makronisos ise, Balkan Savaşları sonrası ve özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası, çeşitli toplumsal hareketlerin ve siyasi muhaliflerin sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Başta Türk ve Ortodoks Hristiyan Karadenizliler olmak üzere, solcular, komünistler ve muhalif gruplar, devlet politikası gereği bu adalara gönderilmiştir. Bu iki ada, Yunanistan’ın siyasi tarihindeki baskı ve göç politikalarının sembollerinden biri haline gelmiştir.
Latinopulu, yasa dışı göçmenlerin tutulması amacıyla eski sürgün adalarında yeni kapalı merkezler kurulmasını önerdi. Bu öneriyle, göçmenlerin kontrol altında tutulmasının amaçlandığını belirtti. Ayrıca, göçmenlerin göç akışını engellemek ve sınır güvenliğini artırmak amacıyla bu adalara yeni merkezler inşa edilmesini savundu.
Yunanistan’da sığınmacılara yönelik kapalı merkezlerin bulunmadığını ve bu konuda ciddi eksiklikler olduğunu savunan Latinopulu, “Ülkede kapalı yapılar neden yok? Bunlar ne zaman kapatıldı?” diyerek hükümeti sert biçimde eleştirdi. Ayrıca, Mevcut merkezlerin var olduğunu, fakat hükümetin son altı yılda Giaros ve Makronisos’ta kapalı merkezler kurması gerektiğini belirtti. Kiriakos Miçotakis ve Yeni Demokrasi hükümetine yüklenerek, “Neden altı yıl boyunca sınır dışı etme politikası uygulamadılar? Şimdi mi akıllarına geldi?” ifadeleriyle hükümetin tutumunu sorguladı.
Latinopulu, hükümetin göçmen politikalarını ironiyle eleştirerek, “Şimdi mi akıllarına geldi? Bize gelip yeni açıklamalar mı yapacaklar? Bunca yıldır iktidarda olanlar Plevris ve Miçotakis değil miydi?” diyerek hükümetin geçmiş politikalarını ve tutumunu sorguladı.
Latinopulu, AB tarafından göçmenlerin tutulduğu kapalı merkezlerin yasaklandığı iddialarını da reddetti. Göçmenlere, “Kendi birikimlerimizden ödenekler ve evler veriyoruz” diyerek, bu merkezlerde göçmenlerin “turist gibi gelip gittiklerini” ve göç akışını “normal seyrinde devam ettiğini” belirtti. Ayrıca, Meric Nehri ve Rodos’tan gelen göçmenlerin ülkeye giriş yaptığına dikkat çekerek, “Bize ne anlatmaya çalışıyorlar? Ödenekleri durduracaklarını mı iddia ediyorlar?” diyerek sözlerini tamamladı ve göçmen politikalarının iç yüzünü sorguladı.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu