İkinci beyin bağırsaklarımızın karar mekanizması mı, yoksa sadece sinyaller mi taşıyor sorusu son on yılda evrildi. Enterik sinir sistemi yaklaşık 500 milyon nöron içeriyor ve bu sayı omurilikteki toplam nöronlardan daha fazla. Bu yoğun iletişim ağı, vagus siniri üzerinden beyne sinyaller gönderiyor; fakat iletişimin %90’ı bağırsaktan beyne, sadece %10’u beyinden bağırsaklara doğru akıyor.
Travmalar önce bağırsakta hissediliyor — depresyon yaşayanlarda iştah kaybı, kabızlık ve şişkinlik gibi şikayetler sık görülüyor. Hatta bazı durumlarda bu fiziksel belirtiler, depresyon tanısının konmasından haftalar önce ortaya çıkabiliyor. Araştırmalar, çocukluk travmalarının bağırsak mikrobiyotasını kalıcı biçimde etkileyebileceğini gösteriyor. Mikrobiyota yalnızca beyni değil, bağışıklık sistemini ve hormonal dengeleri de etkiliyor.
Gelecekte bizi bekleyen yenilikler
1 – Kişiye özel mikrobiyom diyeti: Her bireyin bağırsak florası kendine özgü olduğundan, gelecekte genetik ve mikrobiyom analizine dayalı kişiselleştirilmiş menüler geliştirilecek. Şu anda zararlı olduğu düşünülen bazı gıdalar, başkası için faydalı olabilir.
2 – Akıllı gıdalar ve kapsül bakteriler: FDA onaylı canlı bakteri kapsülleri bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlandı. Obezite, diyabet, depresyon ve alerji için özel bakteri suşları yakında gündemde olacak.
3 – Kişisel dışkı bankası: Sağlıklı gençlik döneminden alınan dışkı örnekleri dondurularak saklanabiliyor. Disbiyoz gelişirse, bu kendi temiz mikrobiyotamızın yeniden vücuda verilmesiyle tedavi edilebiliyor. Bazı ülkelerde dışkı bankacılığı şu anda uygulanıyor.
4 – Bakteriyel ilaçlar: Probiotikler gelecekte antibiyotiklerin yerini alabilir. Özel olarak geliştirilmiş iyi bakteriler, zararlı mikroorganizmaları baskılayacak şekilde programlanıyor ve antibiyotik direnciyle mücadelede devrim niteliğinde bir adım olabilir.
5 – Bağırsak-zihin simülasyonu: Yeni nesil beyin-bilgisayar arayüzleri, mikrobiyotadan gelen sinyalleri okuyabilir hale geliyor. Ruh hali değişimlerini önceden tahmin eden algoritmalar üzerinde çalışılıyor.
Bağışıklık sisteminin karargâhı: Vücuttaki bağışıklık hücrelerinin yaklaşık %70’i bağırsakta yer alır. Mikrobiyota zararlı patojenleri tanır, alarm verir ve bağışıklığı eğitir. Dengesiz mikrobiyota, otoimmün hastalık riskini artırır; haşimato hastalığı, tip 1 diyabet, romatoid artrit, egzama, gıda alerjileri ve astım gibi durumlarla ilişkilendirilir.
Bugün deneyebileceğiniz 3 şey
Bağırsak sadece sindirmez, öğretir, yönetir, yönlendirir. Ve bilim artık şunu söylüyor: “İyi yaşamak istiyorsan önce bağırsaklarına sor.”