Karaciğer, vücudun kimyasal fabrikası olarak çalışır; besinleri enerjiye dönüştürür, toksinleri temizler ve 500’ün üzerinde yaşamsal işlevi yürütür. Bu yüzden karaciğerdeki herhangi bir bozulma hayati riskler doğurabilir. Aşırı alkol tüketimi, yağlı birikimler veya diğer nedenlerle gelişen hastalıklar çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilir. Klinikten edinilen bilgilere göre karaciğer işlevi azalmaya başladığında safra üretimi durabilir ve safra kana karışarak sarılık, idrarın renk değişimi ve dışkı renginde farklar gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Ellere dikkat edin! Karaciğer hastalığına işaret eden üç belirgin el bulgusu öne çıkar: Tırnak çomaklaşması (Clubbing): Uç parmaklarda genişleme ve süngerimsi yapı oluşumu, çoğunlukla baş ve işaret parmaklarında görülür ve siroz nedeniyle kan akışındaki artışla ilişkilendirilebilir. Kırmızı avuç içi (Palmar Eritem): Avuç içlerinde sıcak, lekeli kırmızılık görülen bir bulgudur; sirozlu hastaların yaklaşık %23’ünde saptanır ve çoğunlukla ağrı veya kaşıntı eşlik etmez. Terry Tırnakları: Neredeyse tüm tırnakların mat beyaz göründüğü, uç kısımda ince pembe veya kahverengi bir şerit kaldığı durumdur; siroz hastalarının büyük bölümünde bu bulgu bulunur.
CİLDE BULGULARI Karaciğer hastalığı aynı zamanda örümcek ağı biçiminde kırmızı damar lekeleri (örümcek angiyomları), küçük kırmızı noktalar (peteşiler), göz kapaklarında veya ciltte sarı yağ birikimleri, kolay morarma ve kanama gibi işaretlerle de kendini gösterebilir.
YAYGIN SEMPTOMLAR NHS’ye göre şu belirtiler de karaciğer problemlerinin habercisi olabilir: Sürekli yorgunluk ve halsizlik, iştah kaybı ile istemsiz kilo kaybı, cinsel arzuda azalma, bulantı, kusma ya da karın ağrısı, karın, bacak veya ayak bileklerinde şişlik, titreme, konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı, kanama veya ince siyah dışkı.
Bu uyarı işaretlerinden herhangi biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım almak, erken teşhis ve tedavi için hayati öneme sahiptir.