Günlük alışkanlıklarımız arasına giren su, kahve ve çayın bir arada tüketildiğinde ömür üzerinde kayda değer bir etki yaratabildiğini gösteren yeni bulgular, akıllarda soru işaretlerini gideriyor. Büyük ölçekte yürütülen çalışmalara göre, toplam 7–8 bardak içecek tüketiminde su, kahve ve çayın dengeli dönüşümlü kullanımı, ölüm riskini anlamlı biçimde azaltıyor.

ÖMRÜ UZATIYOR Araştırmada, suyun temel hidrasyonu sağlarken, kalan miktarın kahve ve çay ile dengelenmesinin uzun ömürle ilişkili olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar, suyun metabolik dengeyi koruduğunu, kahve ve çayda bulunan polifenollerin ise kardiyovasküler sağlığı, inflamasyon kontrolünü ve sindirimi destekleyici etkiler sunduğunu belirtiyorlar. Beslenme uzmanı Ella Davar, bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Hidrasyonun temel taşı su iken; polifenol açısından zengin kahve ve çayı eklemek, faydayı katlıyor. Bu kombinasyon, sadece suyun sağlayabildiğinden çok daha güçlü bir dayanıklılık ve sağlığı destekliyor.”

MİKTAR DEĞİL ÇEŞİTLİLİK Konusunda bilim insanları, toplam hacimden çok çeşitliliğin önemine vurgu yapıyor. “Variety > volume” yaklaşımıyla kahveye ait klorojenik asitler, çaydaki kateşinler ve sudaki hidrasyonun birlikte çalışması, birbirini tamamlayan etkiler sağlıyor. Ayrıca bu döngü, aşırı şeker veya kafein alımını da kontrol altına almaya yardımcı oluyor. Uzmanlar, sabah egzersiz sonrası bir bardak suyla güne başlamanın, günün ilerleyen saatlerinde bir iki fincan kahve içmenin ve akşamüstü iki-üç fincan yeşil ya da siyah çay tüketmenin ideal dengeyi kurduğunu belirtiyorlar. Türkiye’de kahve ve çayın kültürel olarak günlük yaşamın ayrılmaz parçaları olması da bulguları daha anlamlı kılıyor.
Sonuçlar, su, kahve ve çayın doğru sırayla tüketilmesiyle sadece güne değil, yaşam süresine de pozitif bir enerji kattığını gösteriyor.