Gürcistan üzerinden Türkiye’ye dönüş yolunda meydana gelen ve 20 kişinin hayatını kaybettiği C-130 tipi askeri nakliye uçağıyla ilgili incelemeler hız kesmeden sürüyor. Uçağın havadayken üç parçaya ayrılışı, enkazın Kakheti bölgesinde bulunan arama çalışmaları sırasında netleşen karakutu ve kokpit kayıtlarıyla eş zamanlı olarak değerlendiriliyor.

Havada aniden kaybolan uçak, herhangi bir alarm sinyali vermeden yere üç parçalı halde düştü. Millî Savunma Bakanlığı’na bağlı uzman ekipler, elde edilen verileri Türkiye’deki arama merkezleriyle karşılaştırarak olayın gerçek nedenini aydınlatmaya çalışıyor.

Uçağın yaşıyla ilgili iddialar ise Türk Hava Kuvvetleri tarafından kesinlikle reddediliyor. Bakanlık, “Eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır” ifadesiyle bu konudaki spekülasyonları dışlıyor. Uzmanlar da yıllar boyunca kullanılan bu tip kargo uçaklarının bakımında herhangi bir eksikliğin söz konusu olmadığını belirtiyorlar.
Uzman pilotlar ise metal yorgunluğu gibi gerekçelerin bu olayla açıklanamayacağını, C-130’un dünya genelinde güvenli kabul edilen bir uçak olduğunu vurguluyorlar. Ancak vaka, sabotaj ihtimalini de gündeme taşıyor.
Steve Scheibner, C-130 olayına ilişkin değerlendirmesinde iç patlama ihtimalinden bahsetti ve uçağın gövdesinin eski olmasıyla bu parçalanmayı açıklamanın mümkün olmadığını belirtti. İsviçre çakısı benzetmesini kullanarak dünyanın pek çok yerinde hâlâ uçan bu uçakların özellikle motor ve kanat yapılarının çok sağlam olduğunu ifade etti.
“Daha önce böyle bir şey görmemiştim” sözleriyle başlayan analiz, uçağın kanatları ve gövdesinin bölünmüş halde incelenmesini gerektirdiğini işaret ediyor. Videolardaki görüntülerde kuyruğun ve kokpitin tamamen parçalandığı görülüyor; uçak kanatlarının bir süre daha eğimli bir şekilde düşmeye devam ederken, yakıt akışının kanat uçlarındaki borulardan yayıldığı belirtiliyor.
Bu olayın nedeni konusunda net bir bulgu sunmak mümkün değil; bazı olasılıklar hâlâ tartışılıyor. Düşen uçağın Gürcistan ile Azerbaycan sınırına yakın bir noktaya düştüğü, Hazar Denizi’nin batı kıyısındaki konumu dikkate değerde.
İzler hâlâ araştırılıyor. Uçağın çağrı işareti TÜrk bayrağı altında uçan Tango Uniform Alpha Fox Trot 543’tü ve yerel saatle 10:19’da kalkış yapıp yaklaşık yarım saatlik uçuşun ardından 10:49’da rapor vermişti. Tipik irtifa olan 24.000 feet civarında uçuşunu sürdürdü.
Bir olasılık olarak füze isabeti de gündeme geliyor, ancak mevcut kanıtlar net bir sonuca varmıyor. Videolarda net bir patlama belirtisi bulunmuyor ve uçak parçaları uçuş anında ayrışmış durumda. Bu yüzden üreticilerin olağanüstü bir olayla parçalanma konusunda doğrudan bir mekanizma göstermediği üzerinde duruluyor.
FDR ve CVDR kayıtları üzerinde çalışmalar sürüyor. 1968 yılında üretilen C-130, Suudi Arabistan üzerinden Türkiye’ye hizmete alınmış ve 2012’de Türk Hava Kuvvetleri’ne devredilmişti. Olayla ilgili spekülasyonlar için Milli Savunma Bakanlığı şu açıklamayı yaptı: Eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır. Bahsi geçen uçakların bakımları düzenli olarak ülke tarafından gerçekleştiriliyor ve şu an 70’ten fazla ülkede hâlihazırda bu uçaklar kullanılıyor. Karakutu olarak adlandırılan FDR ve CVDR cihazları Ankara’da incelenmek üzere getirildi.
Uçuş güvenliği konusundaki kararlar, 12 Kasım 2025 itibarıyla tedbiren askıya alınmış olup, ayrıntılı teknik incelemeler tamamlandıktan sonra uçuşların yeniden başlatılması planlanıyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu