New York Üniversitesi emekli profesörü ve gıda siyaseti savunucusu Marion Nestle, yeni kitabı vesilesiyle Washington Post’a verdiği röportajında yıllarca süren deneyimlerini ve beslenmeye dair kendi yaklaşımını paylaşıyor. 89 yaşındaki bu uzmanın eleştirileri, gıda endüstrisinin politikaları üzerindeki etkileri ve hükümet kılavuzlarının ortak yazarlığına dair keskin gözlemlerini içeriyor. Nestle, sağlıklı beslenmenin temelini “aşırıya kaçmadan ve ağırlıklı olarak bitkisel gıdaları tüketmek” olarak özetliyor. 2002 tarihli Food Politics adlı eserinde endüstrinin kâr odaklı davranışlarının ve düzenleyici süreçleri etkilemesinin beslenme sorunlarının ardında yatan temel nedenler olduğuna işaret etmişti. Yeni kitabı Şimdi Ne Yemeli: İyi Yiyeceklere Giden Vazgeçilmez Rehber’de ise bireysel diyetlerden ziyade beslenme konularına sistematik bir yaklaşım öneriyor. Nestle’nin özdeyişi, yazar ve aktivist Michael Pollan’ın ünlü ifadesiyle uyumlu: “Yemek ye, ama çok fazla değil; özellikle bitkileri tercih et.”
89 yaşında aktif bir uzmanın günlük rutini hakkında konuşan Nestle, “Oldukça sağlıklı besleniyorum ama bu konuda takıntılı değilim” diyor ve yaşla birlikte metabolizmanın yavaşladığını belirtiyor. Zaman sınırlı olduğundan beslenmeye karşı aşırı bir takıntıya düşmediğini esprili bir dille ifade ediyor. Sabah başlangıcı (08:00-09:00): Hafif kahve, sütlü ve şekersiz olarak gününe başlıyor. Kahvaltı (10:30-11:00): Acıktığında buğday içeren yulaf ezmesi ya da şekersiz tahıl gevreklerini tercih ediyor; bu karışıma mevsim meyveleri ve çok az miktarda esmer şeker ekleyerek “çok lezzetli” bulduğunu dile getiriyor.
Öğle ve akşam yemekleri konusunda ise tariflerinde net bir düzen yok; öğle yemeklerini çoğunlukla düzensiz olarak tanımlıyor, bazen salata bazen restoranda ne varsa yiyor. Akşam yemeklerinde ise genelde salata, yumurta, kraker ve peynirden oluşan bir kombinasyon tercih ediyor. Paketli gıdalarla ilgili önemli bir not ise mutfakta daha çok taze ve kendi hasadıyla hazırladığı besinlere yöneldiğini belirtmesi. Nestle’nin en sevdiği yiyecekler arasında sebzeler, yumurtalar ve peynir gibi basit, doğal ürünler yer alıyor.
Günümüz toplumunda sağlıklı beslenmenin zorluğuna vurgu yapan Nestle, “en kârlı ve en sağlıksız gıdaları satmaya çalışan bir gıda endüstrisiyle” mücadele edilmesi gerektiğini savunuyor. Bu mücadelede en etkili araç olarak gıda etiketlerini dikkatle okumayı gösteriyor. Ona göre, bir gıdanın aşırı işlenmiş olduğunun net göstergesi, içindekileri tanımlamaktan kaçınan veya markette bulunmayan bir ürünün ultra işlenmiş olduğudur. Renklendiriciler, aroma vericiler ve emülatörler gibi katkı maddelerinin yoğun olduğu ürünleri tüketmeme kararlılığı, Nestle’nin beslenme yaklaşımının temel taşını oluşturuyor. Bu bakışla, mono- ve digliseridler ile polisorbatlar ve karragenan gibi maddeler de dikkatle izlenir.