Yüz felci, yüz mimik kaslarını kontrol eden 7. kraniyal sinirin hasarı sonucunda bir yüz yarısında hareket kaybının görüldüğü bir klinik tablo olarak tanımlanır. Kadın ve erkeklerde benzer oranda görülse de gebelik, doğum sonrası dönemi, hipertansiyon, diyabet ve otoimmün hastalıklar gibi durumlarda risk artabilir.
‘YÜZ FELCİNE VİRÜSLER DE NEDEN OLABİLİR’ Nedenler incelendiğinde, çoğu olgu için kesin neden her zaman saptanmaz; yaklaşık iki dakikalık bir oranda idiopatik olarak kabul edilir. En sık görülen etken viral inflamasyondur. Herpes simpleks tip 1, varicella zoster ve Epstein-Barr gibi virüsler sinirde iltihaplanmaya yol açabilir; bu virüsler, önce vücuda girdikten sonra stres, soğuk hava, travma ve mevsimsel değişikliklerle yeniden aktive olabilir.
‘SOĞUK ORTAMLAR RİSKİ ARTIRIYOR’ Soğuk ve rüzgâra uzun süre maruz kalmanın yüz sinirinde hassasiyeti tetikleyebildiği belirtilir. Eskiden bu hastalık “şoför hastalığı” olarak adlandırılırdı; açık camla yol alırken rüzgâra maruz kalan sürücülerde sık görüldüğü ifade edilir. Duş sonrası saçlar ıslakken dışarı çıkmanın da risk oluşturabileceği belirtilir; saçlar kurutulduktan sonra vücudun dış ortam ısısına uyum sağlaması için bir süre beklemek faydalıdır.
‘KULAK ARKASINDAKİ AĞRI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’ Yüz felcinin en sık belirtileri arasında yüzün bir yarısında hareket kaybı, ağız köşesinde sarkma, göz kapama güçlüğü ve yüzdeki asimetri bulunur. Felç gelişmeden önce kulak arkasında ağrı görülebilir; orta şiddette başlayan bu ağrı yüz felcinin habercisi olabilir. Ağrının şiddetli olması ise prognozu olumsuz etkileyen bir işaret olarak değerlendirilir. Ayrıca kulakta dolgunluk hissi, yüksek sese karşı hassasiyet ve tat duyusunda azalma da eşlik edebilir.
‘TANI VE TEDAVİDE ERKEN MÜDAHALE ÖNEMLİ’ Ayrıntılı öykü, fizik muayene ile birlikte odyolojik testler, görüntüleme yöntemleri ve laboratuvar tetkikleri tanıda kullanılır. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile enfeksiyöz ya da tümöral nedenler dışlanabilir.
‘HASTALARIN BÜYÜK KISMI İLK ÜÇ AYDA İYİLEŞİYOR’ Yüz felci geçiren hastaların yaklaşık %80-85’inde ilk üç ay içinde neredeyse tam iyileşme beklenir. Ancak %15-20 oranında hafif ya da belirgin sekel kalabilir. Tam iyileşmenin gecikmesi, ileri yaş, yoğun kulak arkası ağrısı ve kronik hastalıklar iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir.
‘BELİRTİLER VARSA VAKİT KAYBETMEDEN SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURUN’ Soğuk havalarda ıslak saçla dışarı çıkmamak, rüzgâra doğrudan maruziyeti azaltmak ve belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak, kalıcı hasarın önlenmesi açısından büyük önem taşır.