Çocuklar başta olmak üzere pek çok yaş grubunda antibiyotik kullanımı uzun süredir yaygındır. Ancak ebeveynler çoğu kez grip, ateş veya boğaz ağrısı gibi durumlarda hızla ilaç kullanmaya yönelirler. Bu yaklaşımın hem bireysel hem de toplum sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabilir ve bu konuda Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Seyhan Perihan Çobanoğlu Saf, çocuklarda antibiyotiklerin ne zaman gerekli olduğunu ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır.

Bilinçsiz kullanım organlara zarar verebilir. Gereksiz antibiyotik tüketimi karaciğer ve böbreklere ekstra yük bindirir, bu organların erken yaşlarda yıpranmasına yol açabilir. Antibiyotikler, zararlı ya da yararlı ayrımı gözetmeksizin tüm bakterilere karşı etkili olabilir; bu durum mikrobiyomun zarar görmesine neden olur ve en kritik sonuç olarak antibiyotik direnciyle karşılaşılır. Direnç, yeni ilaçların geliştirilmesini gerektirir ve bu mücadele giderek zorlaşır.

Neden gereksiz kullanım artıyor? Ailelerin antibiyotiklerin güçlü olduğuna dair yanılgısı ve sabırsız yaklaşımı bu durumun başlıca nedenlerindendir. Çocuklar iyileşme sürecini beklemediğinde, antibiyotik kullanımı sıklaşabilir. Oysa viral enfeksiyonlar çoğunlukla 48–72 saat içinde destek tedavileriyle iyileşir ve bu süreçte antibiyotiğe gerek yoktur. Ancak bazı yetişkinler bu süreci yanlış yorumlayabilir ve antibiyotiğe yönlendirebilir.
Her enfeksiyona antibiyotik gerekmez. Modern tıbbın önemli keşiflerinden biri olan antibiyotikler yalnızca bakteri kaynaklı enfeksiyonlarda etkilidir; virüs, parazit veya mantar kaynaklı hastalıklarda işe yaramaz. Bu nedenle her enfeksiyon için antibiyotik kullanımı uygun değildir.
AKLINIZDA BULUNSUN – Antibiyotikler ateş düşürmez, ağrı kesici değildir ve virüslerle ilişkili enfeksiyonları tedavi etmezler. – Yanlış veya gereksiz kullanıma bağlı olarak etkisini kaybedebilirler; bu yüzden yalnızca doktor önerisiyle alınmalıdır. – Önceki bir hastalık için kullanılan antibiyotiğin, benzer bir durumda doktor önermeden tekrar kullanılması doğru değildir. – Doktorun belirttiği doz, süre ve aralıklar titizlikle uygulanmalı; tedavi planı hekimin kararına göre sonlandırılmalıdır.

Soğuk algınlığı ve gripte hangi ilaçlar? Bu hastalıklar çoğunlukla viral kökenlidir ve antibiyotik gerektirmez. Influenza gibi bazı özel viral enfeksiyonlar antiviral ilaçlarla tedavi edilir ve antibiyotik kullanımı bu durumda uygun değildir. İyileşmeyi hızlandırmak için bol sıvı alımı, dinlenme ve burun temizliğinin korunması gibi destekleyici uygulamalara odaklanmak gerekir.
İyileşmeyi destekleyen yöntemler yeterli sıvı alımı, dinlenme ve uygun vücut ısısı yönetimini içerir. Burnun açığa çıkmasını sağlamak için serum fizyolojik kullanmak, sekonder bakteriyel enfeksiyonları önlemeye yardımcı olabilir. Ateşli durumlarda ortam ısısını düşürmek, ılık kompres uygulamak ve uygun ateş düşürücüleri kullanmak faydalı olabilir.
Çocuk sağlığı açısından bilinen yanlışlar Viral hastalıklar için antibiyotiğe erken başlama en yaygın hatalardan biridir. Ayrıca, iyileşme belirtisi gördüğünüzde reçete edilen antibiyotiği kullanmayı erken kesmek de antibiyotiğe direnç geliştirme riskini artırır. Doz miktarı ve aralıklarına dikkat etmek, çocukların kilolarına göre doz ayarlaması yapmak da önemlidir. Mide-bağırsak enfeksiyonlarında çoğu durumda antibiyotik gerekmez; bu ilaçlar fayda yerine zarar verebilir.
Tedavi ne zaman başlanmalı? Antibiyotik tedavisinin temel şartı bakteriyel enfeksiyonun olmasıdır. Uygulamada iki tip senaryo görülür: Birincisinde hasta başvuru anında bakteriyel enfeksiyon bulguları doğrulanır ve tedavi hemen başlar. İkincisinde ise hasta viral bir tabloyla izlenir; 3–4 gün içinde kötüleşme olursa sekonder bakteriyel enfeksiyon gelişebilir ve bu durumda antibiyotik gerekir. Ancak bugün viral olan bir enfeksiyonun yarın bakteriyel hâle gelme ihtimali de vardır; bu nedenle bakteriyel enfeksiyon bulgusu olmadan antibiyotik başlamak gereksizdir.