Biokimya uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu’nun uzun yaşam ve menopoz odaklı açıklamaları, kemik ve meme sağlığını önceliklendiren bir yaklaşımı öne çıkarıyor. 45 yaş sonrası kolajen ve D vitamini gibi temel faktörlerin, hareketli bir yaşamla pekiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kolajenin özellikle tip 1 formunun, bağ dokusunun ve iskeletin temel yapı taşı olduğunu hatırlatarak, cilt dışı faydaların ötesine geçiyor.

Kemikler için en temel adımlar, hareket ve yüklenme içeren egzersizlerle başlar. Zıplama, yürüyüş ve ağırlık çalışmaları gibi faaliyetlerin düzenli olarak hayatın akışına dahil edilmesi gerekiyor; bu, D vitamini ile güçlendirilirse sonuç daha da belirginleşir. 45’ten sonra bu rutini sürdürmek, kemik sağlığını korumanın en güvenli yoludur.

Beslenmede, kemiklere destek sağlayan sebze ağırlıklı bir diyetin önemi giderek daha çok vurgulanıyor. Kemik suyu ve kolajen desteklerinin karşılaştırılması, sindirimi kolay olan formların günlük yaşamda daha pratik olduğunu gösteriyor. Vitamin C’nin limon ve yeşil yapraklı sebzelerle alınması, kolajen üretimini destekler ve kemik kırılganlığını azaltabilir.
Menopoz döneminde kolajen, kemik açısından kritik bir rol oynar ve bu döneme özel “menopoz kolajeni” olarak değerlendirilmeli. Bu konumlandırma, kemikteki yıkım hızının artışını önleyici bir strateji olarak düşünülmelidir. 10 hücrelik yıkımın hızlandığı bu süreçte, yerine konulacak materyali doğru zamanda sağlamak büyük fark yaratır.

Osteoporoz riskine karşı farkındalık artırılmalı; kemikleri sadece dış görünümle değil, içeriden oluşan izlerle de korumak gerekir. Meme sağlığına yönelik tarama ve erken müdahaleler, uzun ömür için kritik adımlar arasındadır. Bebeklikten itibaren beslenme ve yaşam tarzı seçimleriyle meme dahil olmak üzere Adenomlar, fibrokist oluşumlarına karşı dikkatli olmak gerekir.
Kabızlık, meme sağlığı için doğrudan bir tehdit oluşturabilir. Lifli gıda tüketimini artırmak, karaciğerin östrojen atılımını kolaylaştırır ve bağırsak yoluyla toksinlerin temizlenmesini destekler. Ayrıca safra kesesi ve karaciğer için düzenli kontroller, hormonal dengeyi korumada önemli rol oynar. Brokoli içindeki sülforafan, glutatyon üretimini destekleyerek östrojenin güvenli atılımına yardımcı olabilir.
KADINLARDA SAÇ DÖKÜLÜĞÜ: Damar ve besin akışı Saç sağlığı, kökleri çevreleyen dokunun güçlülüğüyle yakından ilişkili. Saç derisinin kan akışı ve oksijenlenmesi, köklerin ihtiyaç duyduğu besinleri alması için hayati öneme sahiptir. Düşük tansiyon ve demir eksikliği, saç köklerini zayıflatabilir; bu nedenle dolaşımın düzenlenmesi ve demir kaynaklarının yeterliliği gözden geçirilmelidir. Özellikle tiroit hormonları rol oynar; ideal aralıklar, yalnızca standart tıbbi referanslar değildir, kişinin biyolojik durumu dikkate alınır. İyileştirme için selenyum, çinko ve bakır desteği de yardımcı olabilir. Bu besinler, tiroid dönüşümlerini destekleyerek saç köklerinin daha iyi beslenmesini sağlar.