Uyku terapistleri, yüzüstü yatmanın solunum sistemi ve kardiyovasküler sağlık açısından çeşitli sorunlar yaratabileceğini vurguluyor. Uzmanlar, bu pozisyonun gece boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni kısıtlayabileceğini belirtiyor ve sabahları yorgun uyanılmasına yol açabildiğini ifade ediyor.
Omurga ve sinir sistemi üzerinde baskı oluşturacak şekilde başın 90 derece yana çevrilmesi, servikal omurgada doğal olmayan bir gerilime neden oluyor. Bu durumu şu etkiler izliyor: Boyun kaslarında sertleşme ve gerilim tipi baş ağrıları, uzun süreli kalışta kollara ve ellerde uyuşma ya da karıncalanma hissi (sinir sıkışmaları), ve bel bölgesinde aşırı yüklenme nedeniyle kronik sırt ağrılarına yatkınlık.
Göğüs kafesine baskı yapan bu pozisyon, vücut ağırlığının yaklaşık olarak göğüs kafesine baskı yapmasıyla kan dolaşımını zorlaştırıyor. Bu durum, kalbin daha fazla çalışmasına neden olarak zamanla yüksek tansiyon ve diğer kardiyovasküler riskleri artırabiliyor.
İdeal uyku pozisyonu önerisi olarak, dünyanın yaklaşık %17’sinin yüzüstü uyuduğu bilgisiyle hareket ediliyor. Uzmanlar, uyku kalitesini artırmak için omurganın doğal eğrisini koruyan ve ağırlığı eşit dağıtan bir konumun tercih edilmesini öneriyor. Bu amaçla uygun bir yastık ve yatak seçimi ile vücut hizalamasının korunması önemlidir. Ayrıca kalp sağlığına destek olmak için göğüs kafesini rahatlatan ve horlamayı azaltan bir düzenlemeyle uyumanın faydalı olduğu belirtiliyor.