Güney Kore’deki İmdang-Joyeong mezar kompleksi üzerinde yapılan son DNA analizleri, Üç Krallık dönemine dair bildiklerimizi kökten değiştiren bulgular sunuyor. Mezopotamya veya Avrupa mitlerini anımsatan bir trajediyi gün yüzüne çıkaran bulgu, kurban olarak adanmış bir ailenin gerçeklerini netleştiriyor: eski krallık düzeninde, kurban edilmesi gerekenler genellikle belirli bir topluluğun içinden seçiliyordu.
“Sunjang” olarak adlandırılan gelenek, değerli bir efendinin ölümüyle birlikte onun hizmetkârlarının da yaşamını yitirmesini şart koşuyordu. Ancak araştırmalar, bu kararın rastgele alındığını göstermedi; kendine özgü, aile temellere dayalı bir kurban sistemiyle karşılaşıyoruz.

Çalışmalarda ele geçen 78 iskeletin genomik analizi, kurbanların aynı haneden ebeveynler, çocuklar ve torunlar seviyesinde bir araya getirildiğini ortaya koyuyor. Bu durum, sadece tek bir olayın ötesinde, yüz yılı aşkın bir süre boyunca aynı soydan gelen kişilerin ardışık nesiller boyunca aynı seçkin aile için kurban edildiğini gösteriyor. Böylece bazı aileler, âdeta bir kurban kastı olarak yaşamlarını sürdürüp çoğalmışlar.
Avrupa’dan farklı bir izlek: Kadın soyuna dayanan aile yapısı Antik Avrupa ve Asya’da çoğunlukla erkek merkezli ilişkilerin hakim olduğu bir çerçeve varken, Silla mezar kompleksinde dikkate değer bir anne soyuna odaklı akrabalık ağı ortaya çıktı. İncelenen 13 soy ağacı, toplumun en üstten en alta uzanan sıralamasında kadınların ve onların torunlarının merkezi konumda olduğunu gösteriyor.
En yakın akrabalarla evlilikler ve seçkinlerin sırları Kraliyet çevresinde “kan bağını koruma” amacıyla yoğun bir akraba evliliği klasik bir model olarak sürdürülmüş. İlk derece kuzenler arasındaki evlilikler, hem seçkin sınıfta hem de kurban edilmek üzere yaşayan ailelerde yaygın bir davranış olarak kayda geçmiş. 11 birinci ve 23 ikinci derece akraba çiftinin varlığı, antik Kore’nin kapalı toplum yapısının derin izlerini gösteren somut kanıtlar arasında.
Kurumsallaşmış şiddet ve kölelik Bu bulgular, arkeolojik başarıyı aşan bir perspektif sunuyor: antik dünyada şiddetin, köleliğin ve sınıfsal ayrımın nasıl derinleştiğini anlamak için önemli bir anahtar. Cambridge Üniversitesi uzmanlarının da “derin sonuçları olan bir bulgu” diyerek vurguladığı bu çalışma, 1.500 yıl sonra bile insanlık tarihinin en gizemli ve trajik toplumsal yapılarından birini gündeme getiriyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu