ABD Başkanı Donald Trump, 24 Temmuz tarihinde imzaladığı yeni bir yürütme emriyle yapay zekâ teknolojilerinde köklü bir düzenleme yaptı. Bu emre göre, federal hükümet kurumları artık yalnızca “ideolojik olarak tarafsız” yapay zekâ modelleriyle çalışmak zorunda kalacak. Bu adım, hükümetin yapay zekâ sistemlerinin içeriğine doğrudan müdahale etmesi açısından yeni bir dönemi simgeliyor ve özellikle “uyanmış yapay zekâ” (woke AI) olarak adlandırılan, toplumsal eşitlik ve kapsayıcılık odaklı sistemleri hedef alıyor.
Bu yapay zekâ sistemleri, başta çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık (DEI), LGBTQ+ hakları ve eleştirel ırk teorisi gibi hassas konularda önyargısız ve tarafsız davranması bekleniyor. Trump’ın imzaladığı yeni düzenlemeye göre, bu tür ideolojik içerikleri içeren veya bu değerleri savunan yapay zeka modelleri, federal sözleşmeler kapsamında kullanılmayacak. Yürütme emrinde, yapay zekanın “doğruluğa, tarihsel gerçekliğe ve Amerikan temel değerlerine sadık kalması” gerektiği vurgulanıyor. Aynı zamanda, teknoloji şirketlerinden bu modellerin ideolojik yönlendirme içermediğine dair yazılı garanti vermeleri isteniyor.
Bu karar, ABD’nin Çin gibi rakipleri karşısında teknolojik üstünlük sağlama hedefinin bir parçası olarak, geniş kapsamlı bir “Yapay Zekâ Eylem Planı”yla birlikte duyuruldu. Planın ana hedefleri arasında, bürokrasiyi azaltmak ve Amerikan yapay zekâ teknolojilerinin küresel rekabet gücünü artırmak bulunuyor. Ancak bu adım, hukuki ve etik açıdan çeşitli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, “tarafsızlık” kavramının teknik olarak tanımlanmasının ve uygulanmasının oldukça zor olduğunu dile getirirken, ifade özgürlüğü ve akademik bağımsızlık ilkeleri açısından riskleri de vurguluyor.
Yapay zekâ modellerinin, insan toplumundan alınan verilerle eğitildiği ve tamamen ideolojiden arındırılmış bir yapının oluşturulmasının mümkün olmadığını belirten uzmanlar, bu kararın sansür ve otosansür ortamını güçlendirebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle Google (Gemini) ve Microsoft (Copilot) gibi büyük teknoloji şirketleri, federal hükümetle uyumlu çalışabilmek için modellerini yeniden yapılandırmak zorunda kalabilir. Ancak, henüz resmi bir açıklama yapılmamış durumda. Trump yönetimi ise bu kararı, “Amerikan halkının vergileriyle finanse edilen sistemlerin, Amerikan değerlerine aykırı içerikler üretmemesi” gerekliliği çerçevesinde savunuyor.
Önümüzdeki haftalarda, yürütme emrinin hukuki itirazlarla karşılaşması ve olası davaların Anayasa Mahkemesi’ne taşınması bekleniyor.
Trump yönetimi, “woke AI” veya “uyanmış yapay zeka” terimiyle, toplumsal cinsiyet eşitliği, ırk adaleti, LGBTQ+ hakları, çevrecilik ve kapsayıcılık gibi değerleri benimseyen ve bu doğrultuda yanıtlar üreten sohbet robotlarını ifade ediyor. Bu sistemler, büyük dil modelleri (LLM) — ChatGPT, Gemini, Copilot gibi — insani haklara önem veren ve ötekileştirmeye karşı duyarlı cevaplar vermek üzere tasarlandı.
Ancak, Trump ve bazı muhafazakâr çevreler, bu tür yapay zekânın:

düşüncelerini dile getiriyorlar. Bu nedenle, bu sistemlerin federal kurumlarda kullanımı, tartışmaların odağında yer alıyor.

24 Temmuz 2025 tarihinde imzalanan bu yürütme emri, şu temel ilkeleri içeriyor:

Bu düzenlemenin, sadece teknolojik değil, aynı zamanda ideolojik bir müdahale anlamına geldiği ve hükümetin bu alandaki denetimini artırmayı hedeflediği görülüyor.

1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar
4
YouTube’da Bilim Meraklıları İçin En İyi 10 Kanal
5
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi