DOLAR 43,4332 0.04%
EURO 52,2004 0.57%
ALTIN 7.752,403,34
BITCOIN 3829926-0,77%
İstanbul
12°

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Almanya Ekonomisindeki Durgunluk ve Zayıflık: Nedenler ve Etkiler

Almanya Ekonomisindeki Durgunluk ve Zayıflık: Nedenler ve Etkiler

ABONE OL
20 Temmuz 2024 16:36
Almanya Ekonomisindeki Durgunluk ve Zayıflık: Nedenler ve Etkiler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Almanya Ekonomisinde Zayıflık ve Durgunluk

Son yıllarda yaşanan Covid-19 salgını, tedarik zincirindeki kesintiler ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi birçok kriz, Alman ekonomisinin zayıf yönlerini gün yüzüne çıkardı. Yüksek enerji fiyatları, Çin’den gelen artan rekabet ve imalat sektöründeki kalıcı zayıflık, ülke ekonomisinin büyümesini baskı altında tutuyor. Yabancı rekabetten olumsuz etkilenen Almanya’nın, jeopolitik gerilimler ve ABD’den gelen baskılar karşısında savunmasız kalması dikkat çekiyor. Ülkede iş gücünün yaşlanması da ekonomik baskıyı artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Euro Bölgesi’nde yükselen enflasyona karşı artan faiz oranları, Alman şirketlerinin yatırım yapma isteğini frenlerken, başta Çin ve Türkiye olmak üzere birçok ülke, Almanya’dan ithal ettiği malları giderek daha fazla kendi topraklarında üretmeye başladı. Bu durum, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’nın resesyondan uzaklaşmasını zorlaştırıyor. Yapısal sorunlar da ekonomiyi frenleyen unsurlar arasında yer alıyor. Bir zamanlar oldukça başarılı olan “Ucuz enerji ve ara malı ithal et, bunları işle ve yüksek kaliteye sahip mal olarak ‘Made in Germany’ algısıyla pahalı bir biçimde ihraç et” modeli artık geçerliliğini yitirmiş durumda.

Resesyonun Kıyısında

Alman ekonomisi, iki yıllık durgunluk döneminin ardından yılın ilk çeyreğinde %0,2 büyüme göstererek teknik resesyondan kıl payı kurtulmuştu. Ancak, özellikle imalat sektöründeki kalıcı zayıflık nedeniyle ülke ekonomisi kırılganlığını korumakta. Covid-19 salgını ve Ukrayna-Rusya Savaşı sonrası tedarik zincirindeki dar boğazlar hafiflese de, yükselen faiz oranları, azalan ekonomik güven ve alışılmışın dışındaki yüksek enflasyon ortamı, tüketicilerin satın alma gücünü düşürerek talepte durgunluğa yol açıyor.

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre, sanayide üretim mayıs ayında bir önceki aya göre %2,5 gerileyerek son 2,5 yılın en kötü daralmasını kaydetti. Özellikle otomotiv sektöründe, nisanda %4,5 artışın ardından mayıs ayında %5,2’lik bir düşüş gözlemlendi. Çin’in Almanya’dan yaptığı ithalattaki gerileme de ihracatı olumsuz etkiledi ve mayıs ayında ihracat aylık bazda %3,6 düştü. Uzmanlar, daha parçalanmış bir küresel ekonomi ve Çin’in giderek daha fazla rakip ülke haline gelmesinin ihracatı baskılayan önemli faktörler arasında olduğunu belirtiyor.

Beklentiler Olumsuz

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, ülke ekonomisi için son piyasa duyarlılığı ve ekonomik göstergelerin zayıfladığını ifade etti. Ayrıca, sanayide zayıf seyreden dış talebin, iç ekonomideki toparlanmayı kısmen telafi edebileceği vurgulandı. Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından açıklanan İş Ortamı Güven Endeksi, haziranda 88,6 puana gerileyerek beklentilerin aksine azalma kaydetti. Ifo Başkanı Clemens Fuest, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin performansına dair daha kötümser beklentilerin bu düşüşü etkilediğini belirtti.

Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) Ekonomik Güven Endeksi ise, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecekteki para politikasının belirsiz olmasının etkisiyle temmuzda 11 ay sonra ilk kez geriledi. ZEW Başkanı Prof. Dr. Achim Wambach, Almanya’ya yönelik ekonomik beklentilerin bir yıl aradan sonra ilk kez düştüğünü ifade ederek, “Ekonomik görünüm kötüleşiyor.” dedi. Ayrıca, inşaat ruhsatlarındaki düşüş de inşaat krizinin sona ermediğini gösteriyor. Bu yılın ocak-mayıs döneminde verilen yapı ruhsatlarının sayısı yıllık %21,5 geriledi.

Toparlanmanın Yavaş Olması Muhtemel

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), yaklaşık iki yıl süren zayıflık döneminin ardından Alman ekonomisinin yavaş yavaş toparlanmasını bekliyor. Bundesbank, ülke ekonomisine ilişkin ilk yarı yıla ait raporunda, bu yıl için takvim etkisinden arındırılmış Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme tahminini %0,4’ten %0,3’e, gelecek yıl için ise %1,2’den %1,1’e indirdi. Raporda, özel tüketimin kademeli toparlanmasının yanı sıra, ihracatın yılın ikinci yarısında yeniden iyileşeceği ifade ediliyor.

Bundesbank uzmanları, bu yıl ekonomide toparlanmanın beklenenden daha yavaş olabileceğini belirterek, istikrarlı bir iş gücü piyasası ve kademeli olarak düşen enflasyonun mevcut olduğunu hatırlattı. Bununla birlikte, ECB’nin enflasyonu düşürmeye yönelik faiz artırımlarının yükselen borçlanma maliyetleri ile yatırım ve inşaat sektörü üzerinde baskı oluşturacağı öngörülüyor.

IMF’nin Yorumu

Alman ekonomisi baskı altında kalmaya devam ederken, ABD ve İngiltere gibi diğer sanayileşmiş ülkelerin enflasyon ve yüksek faiz oranlarıyla daha iyi başa çıktığı gözlemleniyor. Euro Bölgesi’nin diğer büyük ekonomileri de Almanya’ya kıyasla daha iyi bir ekonomik büyüme sergiliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun temmuz sayısında Almanya’daki “oldukça durgun” ekonomik büyüme tahminini değiştirmedi. IMF, Almanya’nın büyüme tahminini, sanayi üretimindeki süregelen zayıflığı gerekçe göstererek bu yıl için %0,2 ve gelecek yıl için %1,3 olarak korudu.

Hükümetten Büyüme Paketi

Alman hükümeti, “Büyüme Girişimi-Almanya için Yeni Ekonomik Dinamikler” adı verilen bir büyüme paketi ile ekonomiyi canlandırmayı hedefliyor. Bu paket, rekabetçiliğin güçlendirilmesi, bürokrasinin azaltılması, etkin bir finans merkezi oluşturulması ve verimli enerji piyasası gibi beş alanda toplam 49 önlem içeriyor. Paket çerçevesinde, Alman vatandaşları için gelir vergisi indiriminin 2025 ve 2026 yıllarında 23 milyar Euro’ya ulaşması öngörülüyor.

Paket, şirketler için daha iyi amortisman koşulları ve genişletilmiş araştırma ödeneği sağlamanın yanı sıra, yabancı vasıflı işçileri Almanya’ya çekmek için iş gücü piyasasında teşvikler sunmayı da içeriyor. Ayrıca, yaşlıların daha uzun süre çalışması ve uzun süreli işsizlerin iş bulma olasılığının artırılması için mali teşviklerin sağlanması planlanıyor. Alman hükümetinin tahminine göre, bu paket 2025’te GSYH’ya yaklaşık yarım puanlık bir ek büyüme (26 milyar Euro katkı) sağlayacak.

İşsizlik ve İflaslar Artıyor

Almanya’da işsiz sayısı, durgun ekonominin iş gücü piyasasını olumsuz etkilemeye devam etmesi nedeniyle haziranda bir önceki aya göre 19 bin kişi artarak 2 milyon 781 bine yükseldi. Mayıs ayında %5,9 olan mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı, haziranda %6’ya çıkarak Mayıs 2021’den beri en yüksek seviyeye ulaştı. Federal İş Ajansı Başkanı Andrea Nahles, Alman iş gücü piyasasındaki zayıflığın devam ettiğini belirterek, şirketlerin yeni personel arayışlarında halen temkinli olduklarını ifade etti.

Ayrıca, Almanya’da iflas eden orta ve büyük ölçekli şirketlerin sayısı, enflasyon, zayıflayan talep, artan maliyetler ve faiz oranları nedeniyle bu yılın ilk yarısında 2023’ün aynı dönemine göre %41 artış gösterdi. Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt’ın şirketlere yeniden yapılandırma hizmeti sunan Falkensteg verilerine dayandırdığı habere göre, 2024’ün ocak-haziran döneminde yıllık cirosu 10 milyon Euro’nun üzerinde olan 162 şirket iflas başvurusunda bulundu. Bu iflaslar, yılın başında beklenen %30’luk artışı önemli ölçüde aşarak dikkat çekti. İflas eden şirketler arasında Münih merkezli Avrupa’nın üçüncü büyük tur operatörü FTI, büyük mağaza zinciri Galeria ve moda şirketi Esprit gibi önde gelen isimler de bulunuyor. Emlak şirketleri, otomotiv tedarikçileri ve makine mühendisliği şirketleri, iflaslardan özellikle etkilenen sektörler arasında yer alıyor.

Bürokrasi Sorunu Devam Ediyor

Almanya’da şirketlerin hızla değişen küresel ekonomiye uyum sağlamasında bürokrasi önemli bir sorun haline gelirken, başta inşaat ruhsatı olmak üzere izin almak, diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerine kıyasla uzun bir süre gerektiriyor. Hükümeti oluşturan Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) arasında ekonomik ve sosyal politikalar konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, kararların alınmasını geciktirerek ekonomiyi olumsuz etkiliyor.

Çin Etkisi

Almanya’nın diğer büyük Avrupa ekonomilerine kıyasla Çin’e daha fazla bağımlı olduğu dikkat çekiyor. Çin’in Almanya’dan satın aldığı malları giderek daha fazla üretebilmesi, Alman ekonomisinin büyümesini zorlaştırıyor. İhracat ağırlıklı bir ekonomiye sahip olan Almanya, Çin’in küresel ekonomiye açılmasından yıllardır en çok yararlanan ülkelerden biridir. Alman otomobilleri ve makineleri, Çin’de yoğun talep görüyor. Çin, son 8 yıldır Almanya’nın en büyük ticaret ortağı olurken, iki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 253 milyar Euro’ya ulaşmıştır.

Alman kamuoyu, 2022’de Rusya’ya olan enerji bağımlılığının enerji kriziyle sonuçlanmasının ardından Çin’e olan ekonomik bağımlılığı tartışmaya devam ediyor. Almanya’nın Çin’e bağımlılığı; dış ticaret, tedarik zincirleri veya “büyük pazar” konusunda dikkat çekmektedir. Elektrikli otomobiller için önem taşıyan lityum bataryalar ve nadir toprak elementleri gibi ham maddelerde Almanya’nın güçlü bir ithalat bağımlılığı olduğu görülmektedir. Ayrıca, Çin, başta Alman otomobil üreticileri olmak üzere Alman şirketleri için hem satış hem de büyüme açısından büyük önem taşımaktadır.

Alman şirketleri, küresel pazar için Çin’deki en son teknolojileri geliştiriyor ve test ediyor. Bunun yanı sıra, Alman sanayisinde kullanılan ara ürünlerin çoğunluğunun Çin’den geldiği belirtiliyor. Çin’in Alman ekonomisi için önemini vurgulayan Alman iş dünyası, “Çin olmadan yapamayacakları” uyarısında bulunuyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’deki borç seviyesi, ekonominin istikrarına ilişkin korkuları artırırken, herhangi bir kriz durumunda Alman mallarına olan talebin düşmesi bekleniyor.

Öte yandan, ABD’nin, Almanya’ya Çin merkezli telekom şirketlerinin ekipmanlarını kullanmaktan kaçınması için uzun süredir baskı yaptığı gözlemleniyor. Alman hükümeti de Çinli tedarikçilerle ticareti sekteye uğratmadan ve Pekin’in tepkisini çekmeden nasıl bir yol izleyeceği konusunda sürmekte olan bir belirsizlik yaşıyor.

En az 10 karakter gerekli