
Alzheimer, dünya genelinde demansın en yaygın ve tanınan şekli olarak kabul edilmektedir. Almanya’da ve Avustralya’nın Western Sydney Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırma, burun karıştırma alışkanlığının Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabileceğini göstermiştir. Biomolecules dergisinde yayımlanan bu çalışmada, burun karıştırmanın beyin üzerinde bazı zararlı etkileri tetikleyebileceği ve böylece Alzheimer gelişimine katkıda bulunabileceği öne sürülmektedir.
Araştırmacılar, burun karıştırmanın Alzheimer riskini artırmasının iki ana nedenini açıklamaktadır:
Bu iki faktör, Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların gelişimini tetikleyebilir. Sonuç olarak, burun ve beyinde altta yatan inflamasyonun daha yaygın hale gelmesine neden olmaktadır.
USA Today dergisinde yer alan bilgilere göre, demansın yalnızca beyin hücrelerinde yanlış katlanmış proteinlerin birikmesinden kaynaklanmadığı, son dönemlerde fark edilen önemli bir bulgudur. Araştırmalar, nöroinflamasyon yani sinir hücrelerinin iltihabının da Alzheimer hastalığının gelişiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, Alzheimer hastalığında dış patojenlerin, özellikle burun yoluyla vücuda giren mikropların, nöroinflamatuar süreçleri tetikleyebileceği incelenmiştir.
Burun, patojenler için yaygın bir giriş noktası olarak kabul edilmektedir ve bu konuda çeşitli kanıtlar mevcuttur. Ancak bu hipotezin doğrulanabilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Almanya’da 1,8 milyondan fazla kişi demans hastalığından etkilenmektedir ve bunlardan yaklaşık 1,2 milyonu Alzheimer hastasıdır. Alzheimer, demansın en yaygın formu olarak tanımlanmaktadır. 2050 yılına gelindiğinde, Alzheimer hastalarının sayısının 2,8 milyona çıkması öngörülmektedir. Her yıl yaklaşık 440.000 yeni demans vakası kaydedilmekte ve bunların 300.000’i Alzheimer hastalığına işaret etmektedir.
Alzheimer teşhisi konan bireylerin ortalama yaşam beklentisi ise yaklaşık yedi yıl civarındadır. Bu durum, Alzheimer hastalığının etkilerini daha iyi anlamak ve tedavi yöntemlerini geliştirmek adına büyük bir sağlık sorunu olarak öne çıkmaktadır.