DOLAR 46,1116 0.02%
EURO 53,1487 -0.94%
ALTIN 6.409,16-3,23
BITCOIN 28579201,97%
İstanbul
24°

AÇIK

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Enerji Piyasasında Jeopolitik Gerginlikler ve ABD Stratejileri: Rezervler, Yaptırımlar ve Fiyatlar
  • Gazete Köşesi
  • Ekonomi
  • Enerji Piyasasında Jeopolitik Gerginlikler ve ABD Stratejileri: Rezervler, Yaptırımlar ve Fiyatlar

Enerji Piyasasında Jeopolitik Gerginlikler ve ABD Stratejileri: Rezervler, Yaptırımlar ve Fiyatlar

ABONE OL
25 Mart 2026 01:00
Enerji Piyasasında Jeopolitik Gerginlikler ve ABD Stratejileri: Rezervler, Yaptırımlar ve Fiyatlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Orta Doğu’daki artan gerilimler ve bu süreçte yükselen enerji maliyetleri, ABD’nin stratejik rezervleri kullanması ve bazı yaptırımları esnetmesiyle yön bulmaya çalışılıyor. Küresel arzı etkileyen gelişmeler arasında Hürmüz Boğazı’ndaki akışın aksaması ve enerji tesislerinin risk altında olması, petrol fiyatlarında dalgalanmaların sürmesine yol açıyor. ABD yönetimi, küresel piyasalarda istikrarsızlığı azaltmayı amaçlarken, ham petrol fiyatları için ideal bir düşüşün henüz görünür olmadığını gösteriyor.

Stratejik rezervlerin devreye alınması adımı, piyasalara doğrudan müdahale olarak kayda geçti. IEA üyesi 32 ülkenin ortak çalışması çerçevesinde 400 milyon varillik bir arz fazlası piyasaya sürülüyor; bunun içinde ABD Enerji Bakanlığı 11 Mart’ta 172 milyon varilin bozdurulacağını açıkladı. Bu tarih, ABD tarihinde görülen en büyük rezerv tahliyelerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Ülkedeki bu rezervlerin akışı 20 Mart itibarıyla günlük olarak 1-1,5 milyon varil aralığında gerçekleşmesi bekleniyor ve toplamda yaklaşık 3 milyon varile ulaşması öngörülüyor.

Yaptırımların esnetilmesiyle arz güvence altına alınmaya çalışılıyor. Washington, bazı kısıtlamaları geçici olarak gevşeterek Rus ve İran petrolünün bazı ülkeler tarafından satın alınmasına olanak tanıdı. 5 Mart’ta Hint rafinerilerinin Rus petrolü alımına ilişkin 30 günlük bir muafiyet yayımlandı ve bu adım kısa vadeli piyasa istikrarını hedefledi. 12 Mart’ta denizde mahsur kalmış Rus petrolünün ülkelerde satın alınmasına geçici izin verildi. Venezuela’nın petrol sektörüne yönelik yaptırımlar da belirli esnekliklerle desteklendi ve 20 Mart’ta İran petrolünün satışına ilişkin dar kapsamlı bir genel lisans daha duyuruldu. Bakanlıklar, bu önlemlerin küresel enerji arzını korumayı amaçladığını belirtti.

İç piyasa düzenlemeleri ve lojistik adımlar çerçevesinde 18 Mart’ta Jones Yasası’nda 60 günlük bir muafiyet yayımlandı; bu, ABD limanları arasında taşıma işlemlerinde Amerikan bayraklı ve mürettebatlı gemilerin öncelik taşıdığı mevcut kuralın esnetilmesi anlamına geliyor. Bu adım, petrol piyasasındaki kısa vadeli aksaklıkları hafifletmeyi hedefliyor. Ayrıca Körfez’deki güvenlik risklerini kapsayan bir denizcilik reasüransı planı da açıklandı ve 20 milyar dolarlık destek, Hürmüz Boğazı’ndan geçen akışın sürekliliğini sağlamayı amaçladı.

Fiyatlar değişkenlik gösteriyor. Brent tipi petrol Virginia sınırında 100 dolar üzerinde seyrediyor ve WTI yaklaşık 90 dolar civarında dalgalanıyor. Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve bahar aylarının yaklaşmasıyla talep artarken, benzin fiyatları da yükseliyor. AAA verileri, 23 Mart itibarıyla ABD’de normal benzin fiyatının ulusal ortalama olarak galon başına 3,96 dolar olduğunu gösteriyor; bir ay önce bu rakam 2,94 dolardı. Yıllık bazda ise fiyatlar yüzde 26,6 oranında artış kaydetti. California gibi bazı eyaletlerde galon başına fiyatlar 5 dolar sınırını aştı; Hawaii ve Washington’da da benzin fiyatları yüksekte seyrediyor. Artış, lojistik maliyetleriyle birlikte temel tüketim ürünlerinin fiyatlarını da tetikleyerek genel ekonomiyi baskı altına alabilir.

En az 10 karakter gerekli