Geçen hafta küresel piyasalarda önemli merkez bankalarının kararları yakından izlenirken, ABD Merkez Bankası FED’in etkisi bu hafta da piyasaların gündemindeki yerini korudu. Eda Karadağ, FED’in son kararları sonrası piyasalarda devam eden beklentileri ve Başkan Powell’ın görev süresiyle ilgili gelişmeleri değerlendirdi. Başkanın halihazırdaki görev süresinin dolmasına yakın dönemde kimin geleceğinin belirleneceği, faiz indirimi yönündeki olası yeni adayların piyasaları nasıl şekillendireceğine dair tartışmaları canlı tutuyor.
Karadağ’a göre, FED’in 2026 yılına kadar öngörülen tek faiz indirimine ilişkin beklentiler, Powell sonrası dönemde değişebilir ve Trump’ın atayacağı yeni başkanla birlikte daha fazla indirim olasılığı gündeme gelebilir. FED’in iki sonraki toplantısında da faiz indirimi ihtimalinin fiyatlandığına dair görüşler, yıl sonuna kadar sürecek bir akışın işaretçileri olarak öne çıkıyor.
Bu süreçte FED’in ekonomik projeksiyonları ve Powell’ın yönergeleri, altın fiyatlarına doğrudan olumlu yansıma sağladı. Gram altında 5.000 TL seviyesine yükseliş kaydedilirken, ons altın ise 3.750 dolar civarını test ederek rekor kırma yönündeki hareketini sürdürdü.
Altın için risk dengesi olarak görülen jeopolitik gerilimler ve FED üzerindeki baskıyla birlikte, Trump’ın açıklamaları ve merkez bankalarının devam eden altın alımları da güvenli liman talebini güçlendiriyor. Karadağ, altının 3.750 dolar seviyesinin teknik olarak önemli bir direnç olduğuna dikkat çekti; bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece yükselişlerin devam etme ihtimali yüksek olsa da kısa vadede soluklanma yaşanabileceğini belirtti.
Geri çekilmelerde ise 3.720–3.700 dolar aralıkları destek olarak izlenmeli. Güncel haber akışlarının piyasa dengelerini hızla değiştirebileceğini ifade eden Karadağ, yatırımcıların temkinli hareket etmesinin faydalı olacağını vurguladı.