İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Alaaddin Burucerdi, bazı gemilerin geçiş ücretini ödeyerek Hürmüz Boğazı’nı kullanabildiğini açıkladı. Programa katıldığı bir televizyon programında, İran’ın bölgede yaklaşık 47 yıldır süregelen egemenlik hayalini somut bir adımla gösterdiğini belirtti ve bu uygulamanın özellikle geçiş ücretleri üzerinden kendini hissettirdiğini ifade etti. Burucerdi’ye göre bu adım, İran’ın bölgedeki güç pozisyonunu pekiştirmek için atılan stratejik bir adımdır ve bazı gemilerden alınan geçiş ücretleri bu yeni dönemin göstergelerinden biri olarak görülüyor. Geçiş ücretlerinin uygulanması, İran’ın bölgede artan enerji ve ticaret hatlarındaki etkisini yansıtan bir gelişme olarak yorumlandı.
ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya üzerinden sert bir uyarı yayımladı. 48 saatlik bir süre içinde Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmaması durumunda İran’ın elektrik üretiminde bulunan santrallerin hedef alınacağını duyurdu. Trump’ın mesajında, “İran, şu andan itibaren 48 saat içinde tehdit oluşturmadan boğazı tamamen açmazsa, ABD en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracaktır” ifadeleri yer aldı. Bu tehdit karşısında İran Devrim Muhafızları Ordusu da karşılık verdi ve olası bir saldırıda ABD ve İsrail’in altyapılarının hedef alınacağını açıkladı.
İran’ın bu karşılıklı tehditleri ve askeri hamleler, İsrail ile ABD’nin bölgede artan müdahaleleriyle hız kazanan bir gerilimin parçası olarak değerlendiriliyor. 28 Şubat’tan itibaren ateşlenen saldırılarla tansiyon yükselirken Tahran yönetimi, İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi hedeflere karşılık vermeye devam etti. Yetkililer, ABD ve İsrail operasyonlarının sonuçlarıyla birlikte toplam can kaybını 1348 kişi, yaralı sayısını ise 17 bini aşan rakamlar olarak duyurdu. Bu gelişmeler, küresel enerji akışları ve ticaret hatları için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı etrafında süregelen gerilimin bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.