Ocak-Haziran döneminde İŞKUR’a başvuranlar arasında işsizlik ödeneğine başvuru yapanların sayısı 860.866 olarak kayda geçerken, bu başvuruların sadece 416.425 kişiye ödeme yapıldı. Yani başvuranların yaklaşık %48’i ödeneklerden yararlanamadı. İlk altı ay içinde toplam başvuru sayısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla %12 arttığı görülüyor; bu artış, işsizliğin hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini gösteriyor.
İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacı dışına çıkan uygulamalar ise dikkat çekiyor. İşsizler için dağıtılan ödeme ile patronlara aktarılan tutarlar karşılaştırıldığında, ilk 7 ayda işverene aktarılan toplam tutar 48,994 milyon TL’ye ulaşırken, işsizlere ödenen toplam tutar 43,775 milyon TL olarak kayıtlara geçiyor; aradaki fark 5,2 milyar TL olarak öne çıkıyor. Bu tablo, fonun amacından saparak kaynakların patronlar lehine yönlendirildiğini düşündürüyor.
Gençler ve yükseköğrenim görmüş çalışanlar açısından durum da kaygı verici. 2024’in ilk yarısında diplomalı işsiz sayısı 191.710 iken 2025’in aynı döneminde bu rakam %10 artışla 210.880 oldu. Başvuran her dört kişiden birinin en az ön lisans mezunu olması, nitelikli işgücünün giderek daha çok işsiz kalmasına işaret ediyor. Diplomalı işsizler arasında kadınların payı ise öne çıkıyor: 2025’in ilk altı ayında ödenekten faydalanan başvuranların %52’si kadınlardan oluşuyor.
İstihdamdaki düşüş ve gençlerin geleceği açısından tablo giderek sertleşiyor. 109.376 kadının işsizlik ödeneğine başvurması halinde yalnızca 60.667’si bu haktan yararlanabildi; bu da %55’lik bir orana karşılık geliyor. 15-29 yaş aralığında işsiz kalanların sadece %36’sının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yararlanabiliyor olması, gençlerin cebinden çıkarılan paranın sermayeye aktarılması anlamına geliyor ve bu durum, işsiz kalan vatandaşlara güvence yerine yük olarak dönüyor.
İktidarın kaynak transferlerine devam ettiği bir tablo içinde işsizlerin ve gençlerin korunması adına gerekli adımların atılıp atılmadığı sorgulanıyor. İşçinin alın terinden elde edilen kaynakların önce işsizin, sonra çalışanların menfaatine yönlendirilmesi yönünde acil bir denetim ve reform ihtiyacı bulunuyor.