İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, son dönemde yaşanan uluslararası çatışma ve gerilimlerin gemi lojistiği ve bölgesel ticaret üzerindeki olumsuz etkilerini detaylı bir şekilde değerlendirdi. Avdagiç, özellikle İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki tansiyonun yükselmesiyle birlikte lojistik sektöründe ciddi zorluklar yaşandığını belirtti.
Avdagiç, yaptığı açıklamada, “Kısıtlamalar ve güvenlik endişeleri nedeniyle birçok uçuş farklı güzergâhlardan yapılmak zorunda kalıyor. En büyük beklentimiz, deniz ve hava koridorlarının en azından makul seviyede faaliyetlerini sürdürebilmesi. Bu, bölgesel ekonomik istikrar ve uluslararası ticaret açısından büyük önem taşıyor.” şeklinde görüşlerini paylaştı.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırgan tutumunun devam ettiğini ve bölgedeki yeni gerginliklerle birlikte İran ve İsrail arasındaki gerilimin tırmandığını vurgulayan Avdagiç, bölgedeki gelişmeleri uluslararası hukuka aykırı ve kabul edilemez olarak nitelendirdi. “İsrail’in tek taraflı saldırgan tutumu, bölge barışını tehdit ediyor ve uluslararası toplumun ortak tutumunu gerektiriyor.” diye ekledi.
Hürmüz Boğazı’nın İran kontrolünde olduğuna dikkat çeken Avdagiç, bu boğazın dünya petrol ve doğal gaz ihracatında kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. “Petrolün varil fiyatı şu anda 130 dolara kadar çıkabilir. Bu durum, sadece fiyat artışını değil, aynı zamanda çeşitli bölgelerde rafinerilerin ve ham petrol rezervlerinin yetersizliğine de yol açabilir.”
Avdagiç, bölgedeki mevcut durumu üç ana senaryoya ayırdı:
İTO Başkanı, Türkiye ile İran arasındaki kültürel, tarihsel ve dini bağların güçlü olduğuna değinerek, bölgedeki gelişmelerin Türkiye ekonomisini de yakından ilgilendirdiğini ifade etti. Gemi lojistiği ve uçuş güzergâhlarının olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Avdagiç, “Kısa vadede deniz ve hava koridorlarının en azından makul seviyede faaliyet göstermesi en öncelikli hedefimizdir.” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğine ve diplomatik ilişkilerde aktif rol almaya devam ettiğine vurgu yapan Avdagiç, “Uluslararası ticaretin sağlıklı işlemesi ve bölgesel istikrarın korunması adına, devletler arası diyalog ve işbirliği büyük önem taşıyor.” dedi.
Avdagiç, küresel anlamda ABD’nin başlattığı korumacılık trendinin hızla yayıldığını belirterek, “ABD ve Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir döneme giriliyor. Korumacı politikalar, kısa vadede ticareti zorlaştırsa da, uzun vadede ülkelerin kendi pazarlarını koruma çabalarını artırıyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye ve AB arasındaki Gümrük Birliği sürecine de değinen Avdagiç, “30 yılı aşkın süredir devam eden Gümrük Birliği, bazı dezavantajlar doğuruyor. Bu nedenle, güncellenerek, özellikle üçüncü ülkelere yönelik ihracat kısıtlamalarının aşılması ve rekabetin güçlendirilmesi adına hızlı adımlar atılmalı.” dedi.
Son olarak, Avdagiç, “Türkiye’nin, uluslararası rekabet gücünü artırması ve farklı pazarlarda yeni fırsatlara açık olması büyük önem taşıyor.” diyerek, “Rekabet politikalarının dinamizmi ve ürün bazlı stratejiler, uzun vadeli ekonomik başarı için temel unsurlardır.” şeklinde görüşlerini paylaştı. Ayrıca, “Ticaret Bakanlığı’nın uluslararası gelişmeleri yakından takip edip, uygun politikalar geliştirmesi ve uygulaması, Türkiye’nin küresel pazarlardaki konumunu güçlendirecek.” diye ekledi.