ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine dayanan Visual Capitalist raporu, stratejik madenlerdeki küresel güç dengesini yeniden ortaya koyuyor. 2025 yılı itibarıyla dünyada toplam rezerv miktarı yaklaşık 91,9 milyon ton olarak kayda geçmiş durumda. Bu rezervlerin büyük kısmı ise sadece birkaç ülkenin elinde toplanmış görünüyor.
Çin, listenin başında yer alıyor ve devasa birikimiyle küresel rezervlerin yaklaşık %48’ini tek başına kontrol ediyor. Çin’in 44 milyon tonluk rezervi, bu durumun en net göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. İkinci sırada Brezilya bulunuyor; Güney Amerika devi, gelişmiş kil ve sert kaya yatakları sayesinde 21 milyon tonluk bir rezerv büyüklüğüne ulaşmış durumda. İlk beşi tamamlayan diğer ülkeler ise Hindistan (6,9 milyon ton), Avustralya (5,7 milyon ton) ve Rusya (3,8 milyon ton) olarak öne çıkıyor.
Rapor, dünyanın bilinen nadir toprak elementi rezervlerinin yaklaşık %80’inin ilk altı ülke tarafından kontrol edildiğini ortaya koyuyor; Vietnam da bu grup içinde yer alıyor. ABD KÜRESEL REZERVİN SADECE YÜZDE 2’SİNE SAHİP ifadesi, teknoloji devi olarak görülen ülkenin stratejik ham madde tedarikindeki kırılgan konumunu net biçimde gösteriyor. ABD’nin yalnızca 1,9 milyon tonluk rezervi, küresel toplamın yaklaşık %2’sine denk geliyor. Bu durum, hammadde ve işlenmiş ürün ticaretinde dışa bağımlılığın temel nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Gelecek perspektifinde, mevcut devlerin yanı sıra potansiyel büyüme alanları da gösteriliyor. Altyapı ve işlem kapasitesinin artması halinde Tanzanya (0,89 milyon ton), Güney Afrika (0,86 milyon ton) ve Grönland (1,5 milyon ton) gibi bölgeler, geleceğin kilit tedarikçileri arasında öne çıkabilir.
2025 yılı itibarıyla en büyük nadir toprak elementi rezervleri (milyon ton): Çin 44, Brezilya 21, Hindistan 6,9, Avustralya 5,7, Rusya 3,8, Vietnam 3,5, ABD 1,9, Grönland 1,5, Tanzanya 0,89 ve Güney Afrika 0,86.